UN-Habitat İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach, şehirlerin iklim eylemindeki yerini ve bu sene Türkiye'nin ev sahipliğinde ve başkanlığında gerçekleşecek Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi COP31 hakkındaki düşüncelerini anlattı.
Şehirlerin iklim hedeflerine ulaşmada kritik rol oynadığına işaret eden Rossbach, şehirlerde yaşayan nüfusun giderek artacağını ve bu alanların küresel emisyonlar ile enerji tüketiminde büyük paya sahip olduğunu belirtti.
Rossbach, şehir düzeyinde etkili çalışmanın ve mevcut teknolojik gelişmelerden yararlanmanın, doğa temelli ve iklim odaklı çözümlerin hızla yaygınlaşmasını sağlayacağını söyledi.
Şehirlerin aynı zamanda iklim değişikliğinden etkilendiğini hatırlatan Rossbach, "Kentlerde sıcaklıkların kırsal alanlara kıyasla 10 dereceye kadar daha yüksek olabildiğini görüyoruz. Bunun yanı sıra sel felaketleri de yaygınlaşıyor. Orman yangınları ve heyelanlar da giderek daha sık ve şiddetli şekilde meydana geliyor. Üstelik bu olaylar artık bizi şaşırtan yeni bölgelerde de görülmeye başlıyor." ifadelerini kullandı.
Rossbach, iklim değişikliğinin hem Küresel Güney’de hem de Küresel Kuzey’de şehirleri etkilediğine dikkati çekerek, özellikle altyapı eksiklikleri olan ve gayri resmi yerleşimlerde yaşayanların bu etkilerden çok daha fazla zarar gördüğünü aktardı.
UN-Habitat’ın iklim krizinin şehir yaşamına olan etkisi konusunda ilk olarak barınma ve konut meselesine odaklandığını belirten Rossbach, "Afetlere açık ve deniz seviyesindeki yükselme gibi risklerle karşı karşıya olan bölgelerde yaşayan insanların sayısı oldukça yüksek. Bu bağlamda yeterli konuta erişim temel bir insan hakkıdır." dedi.
Rossbach, binaların konum, tasarım ve kullanılan malzemeler açısından stratejik şekilde planlanmasının önemli olduğunun altını çizerek, bu unsurların emisyonlar, biyolojik çeşitlilik ve su gibi doğal kaynaklar üzerinde doğrudan etkisi olduğunu anlattı.
Bu noktada UN-Habitat olarak etki alanlarını genişlettiklerini ve Türkiye'de bir bölge ofisi açtıklarına işaret eden Rossbach, şunları kaydetti:
"İstanbul’daki yeni ofis Doğu Avrupa ve Orta Asya'yı kapsayacak ilk merkezimiz olacak ve bu bölgede önemli programlarımızı destekleyecek. Bölgedeki çalışmalarımızın koordinasyonunu güçlendirmemize yardımcı olacak. Bu çerçevede 14 ülkeyi kapsayan geniş bir coğrafyadan söz ediyoruz. Türkiye ile uzun yıllara dayanan stratejik ortaklığımız var. Türkiye ile işbirliğimizi sürdürerek Dünya Habitat Günü ve Dünya Şehirler Günü gibi bizim için büyük önem taşıyan uluslararası günleri birlikte anıyor ve kutluyoruz. Ayrıca, sıfır atık konusunda işbirliği yürütüyor ve Uluslararası Sıfır Atık Günü’nü birlikte anıyoruz. Atık yönetimi bu çerçevenin önemli bir parçasını oluştururken, aynı zamanda Türkiye’nin
Rossbach, Türkiye'nin iklime dayanıklı yapılaşma konusundaki güçlü kapasitesinin ve hızlı inşa edebilme yönünün, küresel konut krizine çözüm üretmek için stratejik fırsat sunduğunu belirterek, bu alandaki uzmanlık ve deneyimden yararlanarak bu krize yanıt geliştirmeyi hedeflediklerini vurguladı.