Ülkemizde sigarayla mücadelede yeni bir döneme hazırlanılıyor. Sağlık Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı yeni kanun teklifiyle, sigara yasağının yalnızca kapalı mekânlarla sınırlı kalmaması, açık alanlarda da sigara içilebilecek yerlerin yeniden tanımlanması planlanıyor.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 10 Ekim’de yaptığı açıklamada, tütün kullanımına ilişkin kanun teklifinin birkaç hafta içinde TBMM’ye sunulacağını açıkladı.
Sağlık alanında çalışan uzmanların açıkladığı hazırlık çerçevesine göre öne çıkan başlıklar şöyle:
Restoranların yalnızca kapalı bölümlerinde değil, açık oturma alanlarında da sigara kullanımına sınırlama getirilmesi planlanıyor. Tente, cam veya benzeri düzenlemelerle çevrelenen alanların, fiilen kapalı mekân gibi kullanılmasının önüne geçilecek. Sigara içmek isteyenler için işletmelerin bütün açık alanlarını kapsayan serbestlik yerine, mevzuatla belirlenmiş özel alanlar oluşturulması gündemde.
Park ve bahçelerde sigara içilebilecek alanların belirlenmesi öngörülüyor. Kamu kurumlarının bahçelerinde sigara kullanımının gelişigüzel yapılması yerine, sınırlı ve ayrılmış bölümlere yönlendirilmesi planlanıyor. Üniversite kampüsleri, sağlık kuruluşları, spor tesisleri ve eğlence mekânlarının açık alanları da bu kapsamda.
Çocukların ve gençlerin kamusal alanlarda sürekli sigara içen yetişkinlerle karşılaşmasının azaltılması hedefleniyor. Sigaranın gündelik hayatın doğal ve olağan bir parçası gibi algılanmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Sigara kullanımını tamamen yasaklamak yerine, kullanım alanlarını belirleyerek dumana maruziyeti azaltmaya yönelik bir model üzerinde duruluyor.
Türkiye’de tütün kullanımı yüksek seviyede seyrediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün Türkiye’de yaptığı araştırmaya göre; 15 yaş ve üzerindeki nüfusun yüzde 34,8’i tütün ürünü kullanıyor. Her gün tütün kullandığını bildirenlerin oranı ise yüzde 31,3. Araştırmada erkeklerde tütün kullanımı yüzde 46,1, kadınlarda yüzde 23,6 olarak ölçüldü. Bulgular, tütün kullanımının yalnızca bireysel bir alışkanlık değil, toplum genelini ilgilendiren bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor.
Sigara içmeyen kişiler de çevrelerindeki insanların tükettiği tütünün dumanına maruz kalabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, tütün dumanına pasif maruziyetin güvenli bir düzeyinin bulunmadığını belirtiyor. DSÖ’nün 26 Haziran 2026 tarihli bilgi notuna göre, dünyada tütün kullanımına bağlı nedenlerle yılda 7 milyondan fazla kişi hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin 1,6 milyondan fazlası, sigara kullanmadığı hâlde ikinci el dumana maruz kalan kişiler arasında gerçekleşiyor.
Bu tablo, düzenlemenin gerekçesini yalnızca sigara içenlerin sağlığıyla sınırlı olmaktan çıkarıyor. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunan kişiler ve sigara içmeyen müşteriler de kamusal alanlardaki tütün dumanından korunması gereken gruplar arasında bulunuyor.
Türkiye’de 2008’de kabul edilen ve 2009’da kapsamlı biçimde uygulamaya giren düzenlemelerle kapalı mekânlarda tütün kullanımına önemli sınırlamalar getirildi. Ancak restoranların bahçeleri, tente altındaki bölümler ve camlarla çevrilen yarı açık alanlar gibi yerlerde uygulama ve alanın niteliği tartışma konusu olabiliyor. Yeni düzenlemenin amaçlarından biri, hangi alanın açık, hangisinin kapalı veya sigara kullanımına ayrılmış özel alan sayılacağı konusunda daha net kurallar oluşturmak. Böylece işletmelerin fiziki düzenlemelerinden kaynaklanan farklı uygulamaların azaltılması ve denetimin daha açık kurallara bağlanması hedefleniyor.