Türkiye Sigorta Birliğinin Seçimli Olağan Genel Kurulu'nun ardından göreve başlayan yeni yönetim kurulu ile ilk kez düzenlenen basın toplantısında konuşan TSB Başkanı Yaşar, daha önceki dönemde olduğu gibi bu dönemde de iletişime açık, daha sahada olan, sahaya yakın bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini ve ana amaçları olan Türkiye'de sigorta farkındalığını artırmak, ülkenin korunma açıklarını kapatmak ve dünya seviyelerine yaklaştırmak için bir çaba içinde olacaklarını söyledi.
Yaşar, sigorta sisteminin gelişmesi için birçok çalışma yapıldığına işaret ederek, "Biz şunu istiyoruz ve diyoruz ki hükümetimize, devletimize, 'sigorta bir tamamlayıcı unsur değil, sigorta bir enstrüman değil, sigorta sizin elinizdeki en temel unsur' ve konu ne olursa mutlaka sigortanın dokunduğu, sigortanın çözebileceği bir alan mutlaka vardır. Öncelikle buraya bakalım, sigorta ile neyi nasıl çözebiliyoruz, buna baksın politika yapıcılar ve sonrasında geriye ne açık kalıyor, bunu nasıl çözebiliriz, buna bakalım." ifadelerini kullandı.
Birçok konunun sigorta ile çözülebileceğine inandıklarını belirten Yaşar, "1,2 trilyon lira ile 2025 yılını bitirdik ve 32 milyar dolar civarında bir prim büyüklüğüne yaklaştık ki bu çok uzun yıllardır bir orta direk tuzağı gibi 10-11 milyar dolar seviyesinde tıkanıp kalmış olan üretim hacmini son birkaç yıldır büyümeye başlattı. Bunun yanında yüzde 2,68 ile son 10 yılın en büyük penetrasyon oranına da ulaştık." dedi.
Yaşar, 2026'nın ilk çeyrek sonuçlarında da 397 milyar liraya yaklaşan bir üretim hacmine ulaştıklarını kaydederek, geçen seneki 1,2 trilyon liraya bakıldığında bu senenin ilk çeyreğinde geçen senenin yüzde 33'lük prim üretiminin gerçekleştirilmiş olduğunu anlattı.
İlk çeyrekte prim üretiminden gelen 397 milyar liranın 340 milyar lirasının hayat dışı sigorta primlerinden geldiğini belirten Yaşar, şöyle devam etti:
"57 milyar liralık da bir hayat sigortası üretimimiz var. Teknik karımızda da yüzde 39'luk daha pozitiflik bir görünüm var. 2026 ilk çeyrek sonuçları itibarıyla hayat dışında 34 milyar lira, hayat tarafında da 12 milyar liralık bir teknik karımız var. Sektörümüzün toplam aktifleri yüzde 59'luk büyümeyle 4,2 trilyon lira seviyesine ulaştı."
Yaşar, sigorta şirketleri ve markalarının öz kaynak ve finansal yapı olarak ne kadar güçlü olursa ülkenin kırılganlığının da o kadar azaldığını ifade ederek, "Dolayısıyla öz sermaye oranımızı yüzde 62 büyüterek 459 milyar liralık bir hacme ulaştırdık." ifadesini kullandı.
İlk çeyrekte toplamda 151 milyar liralık brüt ödenen hasarın olduğunu anlatan Yaşar, Türk sigorta sektörünün de Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcısı konumunda olduğunu ve ekonomiye 3,5 trilyon liralık fon sağladığını söyledi.
Yaşar, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Biliyorsunuz bu fonlar ne kadar güçlü olursa finansal piyasaların istikrarına o manada katkı sağlayacak fonlar. Tabii ki sigorta fonları, sigortadan toplanan primler bildiğiniz gibi enflasyona yol açmayan primler ve uzun vadeli yatırım sağlayan fonlar. Dolayısıyla sigorta ve emeklilik tarafında biz ne kadar büyük fonlara sahip olursak ülkemizin finansal istikrarı açısından o kadar önemli bir iş yapmış oluruz. O açıdan da Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcısı olmaya devam ediyoruz."