Cami içerisinde sürdürülen temel güçlendirme çalışmaları kapsamında 50 kolondan 30'unun imalatı tamamlanırken, kalan 20 kolonda çalışmalar devam ediyor.
Yakın süreçte ise iç mekanda tesviye işlemleri gerçekleştirilecek caminin özgün dokusuna uygun olmayan taşların değişimine başlanacak.
Yapılan son ölçümlerle temelden uca 116 santimetrelik eğime sahip minarenin, yüzey restorasyon çalışmaları kapsamında ise çelik iskelelerin kurulumuna başlanıldı. Restorasyon çalışmasının 2027 yılı sonu itibarıyla tamamlanması hedefleniyor.
Sivas Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünün, Selçuklu Devleti'nin en nadide, en eski camilerinden Ulu Cami'deki restorasyon çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Selçuklu eseri caminin 1197'de inşa ettirildiğini ve bugüne kadar ayakta kaldığını belirten Çalışkan, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Sivas Ulu Cami Vakfı arasında yapılan protokol kapsamında restorasyon çalışmalarının 25 Temmuz 2025 tarihinde başladığını hatırlattı.
Kış şartları nedeniyle duran restorasyonun yeniden başladığını anlatan Çalışkan, "Yapının en eski orijinal ve ayakta kalan kısmı minaresi. Minarenin 116 santim şakulünden eğik olduğu görülmektedir. Belki de Türkiye'de bugüne kadar yapılacak en kapsamlı ve en özel restorasyon olacaktır." dedi.
Vakıflar Bölge Müdürlüğü Sanat Eserleri ve Yapı İşleri Şube Müdürü ve Proje Sorumlusu Süleyman Çoban ise restorasyon projesinin hazırlık aşamasına 2020 yılında başladıklarını söyledi.
Minarenin yapısal olarak bir problem teşkil edip etmediği ve gelecek zamanlarda tehlike arz edip etmediğiyle alakalı akademik bir proje çalışması yürütüldüğünü dile getiren Çoban, "Bu çalışma kapsamında minarede kullanılan taş, harç ve tuğla numunelerini almak suretiyle laboratuvar testlerine ve yapısal performans analize tabi tuttuk." diye konuştu.
Çoban, minaredeki hareketliliğin stabil olduğunu ve kendi sınırları içerisinde kalmak suretiyle yer değiştirmediğini tespit ettiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Minare yapısal olarak iyi durumda, en büyük problemi şerefe kotundan kaide kotuna kadar şakul salladığımızda 116 santimetrelik bir kaçıklık olduğunu gösteriyor. Bu da minarenin ciddi bir eğime sahip olduğunu teknik ve bilimsel olarak vermiş durumda. Bununla alakalı laboratuvar testlerinden sonra gelen malzeme analizleriyle minarenin 3 boyutlu lazer tarama yöntemiyle profilini çıkarttık. Gelişmiş mühendislik programlarıyla modellemesini yaptık ve bir güçlendirmeye ihtiyacının olup olmadığını tespit ettik. Tespitler neticesinde minare 7,5 şiddetindeki bir depreme maruz kaldığında devrilecek. Devrilmemesi ve ayakta kalması için bir güçlendirme projesi geliştirdik. Bu güçlendirme projesi de şer