Bağımsız araştırmacı Dr. Mustafa Işık, Bulgaristan seçimlerinin ülke siyaseti açısından ne ifade ettiğini AA Analiz için kaleme aldı.
***
Siyasal krizler eşliğinde son beş yılda sekizinci kez genel seçime giden Bulgaristan, siyasal istikrarını ve hükümetini aramaktadır. Hem Avrupa Birliği (AB) üyesi hem de Balkan ülkesi olan Bulgaristan, geçici hükümetlerle yönetildiği için uzun vadeli dış politika geliştirmekte zorlanmaktadır.
Bulgaristan siyasetini Balkanlar'daki jeopolitik eksende değerlendirdiğimizde Rusofil ve Avro-Atlantik ayrımını rahatlıkla görebilmekteyiz. Rusya-Ukrayna Savaşı, Bulgaristan siyasetinde Rusofil gruplarla AB ve NATO’ya yakın grupları karşı karşıya getirmiştir. Aynı zamanda iç siyasette yaşanan bu güç mücadelesi, eski ve yeni dış politika yönelimlerini bir daha sorgulatmıştır.
Bu bağlamda 2016'dan 2026'ya kadar Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Rumen Radev, ülke siyasetindeki krizlerin aşılması amacıyla Cumhurbaşkanlığından istifa etmiş, siyasi parti olarak “Progresivna Bılgariya/İlerici Bulgaristan” hareketini kurmuştur. Ülkedeki siyasal sistemin tıkandığını ifade eden Radev, parlamenter sistemi anayasal düzeyde kamuoyunda tartışmaya açmıştır.
Son 5 yılda hükümetlerin ömrünün 6 ila 8 ay olduğu Bulgaristan’da oligarşi ve yolsuzluğa karşı 1990’ların başındaki muhalefet gibi toplumsal bir blok oluşmuştur. Bu durum Rusofil ve Avro-Atlantik tartışmaların yanı sıra bir diğer temel mevzu olarak Bulgaristan siyasetinde yerini almıştır.
Sofya ve diğer şehirdeki yüz binleri aşan göstericiler, 19 Nisan seçimine giden yolu açmıştır. Komünizmin çöküşü sonrası demokrasiye geçişteki 1990’lı yıllardaki siyasal atmosfer kısmen bu süreçte canlanmıştır. Öte yandan tüm bu tartışmaların arasında levadan avroya geçen Bulgaristan, iktisadi ve ekonomik olarak yeni bir uyumlanma sürecine girmiştir. Siyasi partilerin ekseriyeti avroya geçmeyi uygun görürken Rusya yanlısı Vızrajdane (Yeniden Doğuş) Partisi, levada kalmayı milli kimlik bağlamında değerlendirmiştir.
Son 5 yıl içerisindeki süreç, 2013-2017 ve 1991-1994 arasındaki süreçlere çok benzemektedir. Siyasal model arayışı biçiminde ortaya çıkan bu seçim döngüsü, iç ve dış politikada uzun vadeli politikalar üretmenin önüne geçmektedir. Diğer yandan tekrar eden seçimler, siyasal yönelim ve toplumun davranışları bağlamında yeni ortaya çıkan siyasal oluşumların "tepki oyları" bağlamında desteklendiğini de göstermektedir.
Bulgaristan siyasetindeki AB ve NATO yanlısı partilerin kendi aralarındaki sorunlardan kaynaklanan hükümet kuramama problemi, Rusya yanlısı oluşumlara alan açmaktadır. Son seçimlerde yükselişte olan Rusya yanlısı Vızrajdane (Yeniden Doğuş) Partisinin 19 Nisan seçimlerinde yoğun oy kaybettiği görülmektedir. Bu durumun en önemli nedeni ise eski Cumhurbaşkanı Radev’in kurduğu Progresivna Bulgaria (İlerici Bulgaristan) oluşumunun, ideolojik ve taban olarak aynı kesimlere hitap etmesidir.
Milli bir kimlik olmasıyla ön plana çıkan Radev, son on yılda ülke içerisindeki en önemli siyasi aktör konumuna gelmiştir. Ülke içindeki oligarşiye karşı AB ve NATO yanlısı Değişime Devam (PP) ve Demokratik Bulgaristan (DB) partileri ile beraber ortak bir söylem geliştiren sosyalist tabanlı Radev, Bulgaristan'da devlet kurumlarının yeniden inşasını merkeze alırken Avrupa şüpheci (Eurosceptic) yaklaşımlarını da elden bırakmamıştır. Bu yönüyle Radev, eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban benzeri ulusalcı bir tavır ortaya koymaktadır.