Psikolog Şeker, AA muhabirine, çocukların sosyal medya kullanımları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Şeker, sosyal medyanın çocukların kendilerine bakışında önemli bir değişime neden olduğunu belirterek, "En temelde aslında çocukların kendilerine bakışını nesneleştiriyor. Genelde insanlar ve çocuklar kendilerine iç dünyasından bakarlar. Sosyal medyada dış gözün önemli hale gelmesiyle çocuklar sanki kendilerini bir nesne haline getiririler ve bir nesneye bakar gibi dışarıdan nasıl gözüküyorum diye bakarlar." dedi.
Bunun çocukluk ve ergenlik döneminde belli ölçülerde normal bir gelişim süreci olduğunu aktaran Şeker, sosyal medya kullanımının yoğunlaşmasıyla bu durumun aşırılaşabildiğini dile getirdi.
Şeker, sosyal medyada görülen içeriklerin tekrarlandıkça normalleştiğini belirterek, "Bizim gördüklerimiz ve duyduklarımız zihnimize yansır. Bu yansıma tekrarlandıkça normalleşir." diye konuştu.
Şeker, çocukların sosyal medyada gördükleri kişilere ve filtrelere benzemeye çalışabildiğine dikkati çekerek, çocukların ve ergenlerin filtreli bir şekilde gördüğü kişilerin "en doğru" olarak akıllarına kodladığını belirtti.
Bu durumun çocukların kendilerini sürekli başkalarıyla karşılaştırmasına yol açabildiğini belirten Şeker, "Kendini karşılaştırma çok fazla tekrarlandığında ne yazık ki, bedeninden nefret etme, beden algısından memnun olmama gibi psikolojik sorunlar da ortaya çıkabilir. Bunun sonucunda performans kaygısı gibi ve stres belirtileri de ortaya çıkabilir." ifadelerini kullandı.
Şeker, sosyal medyanın çocukların kendileri hakkındaki düşüncelerini de etkileyebildiğini ifade ederek, tekrarlanan olumsuz düşüncelerin zamanla çocuğun öz benlik algısına zarar verebileceğini söyledi.
Bu duyguların çocukların kimlik gelişiminde önemli olduğunu vurgulayan Şeker, "Yeterince yakışıklı ya da güzel değilim düşüncesi öz saygının, öz sevginin düşmesine neden olur. Bunlar da bir çocuğun, bir gencin kimlik gelişiminde en önemli duygular." ifadelerini kullandı.
Şeker, bu alanlardaki olumsuz gelişimin çocukların yetişkinlik hayatını da etkileyebileceğini belirterek, ileride çocukların kendilerine karşı toleranssız olmasına, kendisine saygı duymamasına ve özenti olmasına neden olduğunu anlattı.
Sosyal medya kullanımının akran zorbalığıyla da ilişkili olduğunu belirten Şeker, çocukların sosyal medyada gördükleri içeriklere veya gündemlere dahil olmadıklarında çeşitli yaftalamalara maruz kalabildiğini dile getirdi.
Şeker, akran zorbalığının çocuklar açısından önemli bir stres faktörü olduğunu vurgulayarak, "Akran zorbalığının en büyük sebeplerinden birisi zaten bu sosyal medya kullanımı. Zaten akran zorbalığı temelde çocukların karşılaştığı en büyük stres faktörlerinden birisi. Akran zorbalığı sebebiyle kendine zarar verme gibi durumlar oluşabiliyor." ifadelerini kullandı.