Kritik altyapıların güvenliğinde fiziksel güvenlik önlemlerinin yanı sıra dijital sistemler, sensör teknolojileri, yapay zekâ, siber güvenlik ve merkezi yönetim çözümleri de giderek daha fazla önem kazanıyor. Özellikle enerji, savunma, ulaşım, finans ve kamu hizmetleri gibi yüksek süreklilik gerektiren alanlarda güvenlik artık tek bir teknoloji veya güvenlik katmanı üzerinden ele alınmıyor. Farklı sistemlerden gelen verinin aynı operasyonel bağlam içerisinde değerlendirilmesi; tehdit ve anomalilerin daha erken fark edilmesi, olayların doğrulanması, önceliklendirilmesi ve karar vericiye anlamlı bir operasyonel resim sunulması açısından önem taşıyor.
MİA Teknoloji, mühendislik birikimiyle kritik altyapılarda fiziksel güvenlik, sensörler, kimlik ve yetkilendirme, görüntü analizi, siber güvenlik, yapay zekâ destekli karar desteği ve merkezi yönetim katmanlarını ortak bir operasyonel mimari içerisinde bir araya getiriyor. Şirketin yaklaşımında farklı teknolojiler birbirinden bağımsız çalışan sistemler olarak değil, aynı operasyonel amaca hizmet eden bütünleşik bir yapının parçaları olarak ele alınıyor. Sermaye Piyasası Kurulu’nun onayının ardından ilerleyen MİA Teknoloji ile Lider Sistem birleşmesiyle de bu mevcut mühendislik kabiliyetinin daha geniş saha ve entegrasyon kapasitesiyle ölçeklenmesi, daha büyük ve çok katmanlı sistem sorumlulu
MİA Teknoloji Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gökhan Beltekin, birleşmenin iki şirketin mevcut ölçeklerini yan yana getiren klasik bir yapılanmanın ötesinde, tamamlayıcı mühendislik birikimlerini aynı yapı altında buluşturmayı amaçladığını söyledi. Şirketin yazılım, Ar-Ge, yapay zekâ, veri ve sistem mimarisi kabiliyetlerinin Lider Sistem’in saha mühendisliği, entegrasyon, projelendirme ve uygulama deneyimiyle aynı yapı altında buluşacağını belirten Beltekin, "Birleşmenin amacı iki mühendislik birikimini birbirinin kaldıraç kuvvetine dönüştürmek" dedi.
"DİJİTAL AKIL İLE SAHA GÜCÜNÜ BULUŞTURUYORUZ"
MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed Burak Görmez, kritik sistemlerde asıl değerin yalnızca sahip olunan teknoloji çeşitliliğinden değil, farklı güvenlik, veri ve yönetim katmanlarının ortak bir operasyonel yapı içerisinde birlikte çalışabilmesinden doğduğunu ifade etti.
Kamera, biyometri, sensör, alarm yönetimi, yapay zekâ ve merkezi yönetim sistemlerinin gerçek değerinin ortak bir operasyonel bağlam içerisinde birlikte çalışabildiğinde ortaya çıktığını belirten Görmez, "Şirketin dijital aklı ile Lider’in saha gücünü aynı mühendislik yapısında buluşturuyoruz" diye konuştu.
Şirketin mevcut sistem mimarisinde fiziksel güvenlikten kimlik ve yetkilendirmeye, sensörlerden görüntü analizine, siber güvenlikten yapay zekâ destekli karar desteğine kadar farklı teknoloji katmanları aynı operasyonel amaç doğrultusunda birlikte çalışıyor.
Farklı kaynaklardan gelen verinin ortak bağlamda değerlendirilmesiyle sistemin yalnızca tehdit veya anomaliyi algılaması değil; olayın doğrulanması, önem seviyesinin belirlenmesi ve operatörün doğru bilgiye daha hızlı ulaşabilmesi amaçlanıyor.
Görmez, kritik altyapılarda dayanıklılığın tek bir teknoloji veya güvenlik katmanıyla sağlanamayacağını belirterek, fiziksel güvenlikten kimlik ve yetkilendirmeye, siber güvenlikten veri analitiği ve karar desteğine kadar farklı katmanların birbirini tamamlaması gerektiğini vurguladı.
Görmez, şirketin hâlihazırda uyguladığı bu çok katmanlı koruma ve yönetim yaklaşımını "dijital çelik yelek" olarak tanımladı.