Gidere inen suyun yönünü yarımkürenin belirlediği fikri uydurma bir bilgiden gelmiyor. Arkasında Coriolis etkisi denen gerçek bir olgu var ve bu olgu doğrudan dünyanın kendi ekseninde dönmesiyle ilgili. Etkinin kendini göstermesi için gereken ölçek ise mutfaktakinden çok daha büyük.
CORİOLİS ETKİSİ NEDİR VE HAREKETİ NEDEN SAPTIRIYOR?
Dünya kendi ekseninde dönerken yüzeyde ilerleyen bir hava ya da su kütlesinin altındaki zemin her yerde aynı hızda dönmüyor. Bu yüzden hareket eden şey, yolundan eğriliyormuş gibi görünüyor.
Hız farkının nedeni coğrafya. Ekvatora yakın bir nokta kutuplara yakın bir noktadan daha hızlı hareket ediyor, çünkü aynı 24 saat içinde tamamlaması gereken çember çok daha büyük.
Tek başına bakıldığında ortaya çıkan sapma küçük kalıyor. Hava sistemlerinin ve okyanus akıntılarının kat ettiği çok büyük mesafelerde ise birikiyor ve sonucu değiştirecek boyuta ulaşıyor.
FIRTINALAR GÜNLERCE SÜRERKEN GİDERE İNEN SUYUN YALNIZCA SANİYELERİ VAR
Coriolis etkisi zayıf bir etki ve belirgin bir değişiklik üretebilmesi için hem zamana hem alana ihtiyaç duyuyor. Fırtınalarla hava desenleri bu iki koşulu da karşılıyor; günlerce sürdükleri gibi yüzlerce kilometreye de yayılıyorlar.
Lavabodaki, küvetteki ya da klozetteki suyun elinde gidere inmeden önce yalnızca birkaç saniye var. Coventry Üniversitesi'nde sayısal ve matematiksel akışkanlar dinamiği profesörü Susanne Horn, "Her zaman doğru zaman ve uzunluk ölçeklerini düşünmek gerekir" diyor.
Küçük bir giderin başında o iki ölçek de bir araya gelmediği için, inanışın karşılığını orada görmek pek olası değil.
(Kaynak: HABERTURK)