Elrashid, İsrail'in Afrika Boynuzu'ndaki faaliyetleri ile bölgede artan jeopolitik rekabete ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.
Somali meselesinin tarihsel arka planının İngiliz ve İtalyan sömürge dönemlerine uzandığını belirten Elrashid, bugün bölgede farklı jeopolitik projelerin karşı karşıya geldiğini ifade etti.
Elrashid, İsrail'in Somaliland ve Puntland gibi bölgeler üzerinden Afrika Boynuzu ile Kızıldeniz havzasındaki etkisini artırmayı hedeflediğini öne sürerek, "Bölge giderek küresel rekabetin merkezlerinden biri haline geliyor." dedi.
İsrail'in bölgede kalıcı bir varlık oluşturmayı hedeflediğini iddia eden Elrashid, özellikle Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz çevresi ve Berbera Limanı'nın stratejik önem taşıdığını söyledi.
İsrail'in olası varlığının deniz ticaret yolları, tedarik zincirleri ve güvenlik faaliyetleriyle bağlantılı olabileceğini öne süren Elrashid, bunun aynı zamanda bölgedeki gelişmelerin izlenmesine yönelik istihbarat faaliyetlerine de zemin hazırlayabileceğini savundu.
Elrashid, İsrail ile İran arasında yaşanan gerilimlerin ve bölgesel çatışmaların deniz geçiş noktalarının önemini artırdığını belirterek, "Önümüzdeki dönemde Babülmendep Boğazı, Hürmüz Boğazı ve Süveyş Kanalı gibi kritik su yolları uluslararası stratejilerde daha fazla öne çıkacak." değerlendirmesinde bulundu.
Puntland Bölgesel Yönetimi Başkanı Abdurrahman Abdullah'ın İsrail ziyaretiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Elrashid, kamuoyuna yansıyan hedeflerin diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi olduğunu ancak sürecin ilerleyen dönemlerinde farklı boyutların ortaya çıkabileceğini söyledi.
Elrashid, bölge ülkeleri ve uluslararası kuruluşların konuya ilişkin hassasiyet gösterdiğini ifade ederek, Türkiye, Mısır, Katar ve Ürdün'ün yanı sıra Arap Birliği ile Afrika Birliğinin tutumlarının sürecin seyrini etkileyebileceğinin altını çizdi.
Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki rolüne de değinen Elrashid, Ankara'nın bölgede ağırlıklı olarak "yumuşak güç" unsurlarını kullandığını söyledi.
Elrashid, Türkiye'nin tarihsel bağları, ekonomik işbirlikleri ve kalkınma projeleri sayesinde bölgede olumlu karşılandığını vurgulayarak, "Türkiye'nin benimsediği istikrar stratejisi halkların kalkınma ve refah beklentilerine hitap ediyor." ifadesini kullandı.