OpenAI, Zeka Çağı İçin Sanayi Politikası’ adlı taslağı güçlü bir başlangıç noktası olarak görüyor. 13 sayfalık metindeki en radikal fikirlerden biri ‘Kamu Varlık Fonu’ projesi. OpenAI yapay zeka odaklı ekonomik büyümeden elde edilen gelirin ulusal bir fon aracılığıyla doğrudan vatandaşlara aktarılmasını öneriyor. Bununla birlikte ‘robot vergileri’ de ufukta göründü. Yapay zekanın insan gücünün yerini alması durumunda vergi yükünün maaşlardan ziyade sermaye kazançlarına kaydırılması planlanıyor.
Dikkat çeken diğer madde ise 4 günlük çalışma önerisi. Yapay zekanın getirdiği verimlilik artışının çalışanlara boş zaman olarak geri dönmesi için şirketlerin haftalık 32 saatlik çalışmayı denemesi teşvik ediliyor. Bu plan yapay zekaya erişimi, okuma yazma veya elektrik kadar temel bir ihtiyaç olarak görüyor. Özellikle işçiler, küçük işletmeler ve okullar için erişimin uygun fiyatlı ve kolay olması gerektiği belirtiliyor.
Taslağın tüyleri diken diken eden kısmı ise kontrolden çıkan yapay zeka modellerine yönelik uygulanacak tedbirler. Kendi kendini kopyalayabilen ve otonom hareket eden tehlikeli sistemlerin fişinin kolayca çekilemeyeceği artık kabul edilmiş hâlde. Bu kabusa karşı hükümetlerin masada olduğu küresel bir koordinasyon şart koşuluyor. Ayrıca ekonomik verilere bağlı olarak otomatik devreye giren bir güvenlik ağı tasarlanmış. Yapay zeka kaynaklı işsizlik tehlike sınırını aştığında, işsizlik maaşları ve nakit yardımlar otomatik aktif olacak. Fırtına dindiğinde de bu destekler kademeli olarak rafa kalkacak.
Raporda siber saldırılar ve biyolojik tehditler ‘kritik tehlike’ olarak öne çıkıyor. Yakında piyasaya sürülecek yeni AI modellerinin siber saldırılara zemin hazırlayabileceği endişesi var. OpenAI bu ihtimalin tamamen gerçekçi olduğunu vurgulayarak yaklaşan tehlikenin altını çiziyor. Kötü niyetli grupların veya bazı devletlerin sıradaki salgını başlatmak için söz konusu modelleri kullanabileceği bir sır değil. Yeni AI araçlarının hastalıkları iyileştirmek gibi işler yapacağı kesin, ama teröristlerin yeni patojenler üretmesi ihtimali de var.
Aslında tüm bunların arka planında ince elenip sık dokunmuş bir strateji yatıyor. Sam Altman bir yandan yatırımcılardan milyarlarca dolar toplamak için teknolojiyi köpürtmek zorunda kalırken, diğer yandan da insanları yapay zekadan koruyacak bilge mimar rolünü üstleniyor. Altman sektördeki herkesin sırtlarındaki yükün ağırlığının farkında olduğunu söylüyor. Ancak Sanayi Politikası belgesi masum bir politika önerisinden çok ustaca kurgulanmış bir kurumsal hamle gibi.
(Kaynak: CNN)