Suriye iç savaşının başladığı 2011’de Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan kara yolu güzergahı transit geçişlere ve umre turlarına tamamen kapanmıştı.
Suriye’de Esed rejiminin devrilmesinin ardından yeni yönetimin yolları açmasıyla kara yoluyla umre yolculukları yeniden başladı.
Bölgedeki AA muhabirlerinin aktardığına göre, Türkiye’den yola çıkarak kara yoluyla umreye gidenlerin sayısında son aylarda ciddi artış gözleniyor.
Kara yolunu tercih edenler, Suriye ve Ürdün’de güzergah üzerindeki tarihi ve turistik mekanları ziyaret etmenin yanı sıra Hicaz güzergahındaki tarihi durakları da görme fırsatı buluyor.
Türkiye’den Suriye’nin başkenti Şam’a, oradan da Ürdün’e geçen bir umre grubunda yer alan Özlem Eğinkaya, AA muhabirine kutsal topraklara kara yoluyla yaptığı yolculuğu anlattı.
Eğinkaya, bölgeyi görmek ve kültürünü anlamak için kara yoluyla yolculuk yapmanın kendileri için çok kıymetli olduğunu söyleyerek, şunları anlattı:
"Yolculuğumuz İstanbul’dan başladı. İstanbul’dan Şam’a, ardından Amman’a ve Vadi Rum’daki Hicaz Demiryolu'na ulaştık. Ecdadımızın takip ettiği yol üzerinden Harem’den Haremeyn’e doğru çıktığımız yolculuğumuzu Medine’nin ardından Mekke’de tamamladık."
Eğinkaya, kara yoluyla umre yolculuğunun kendisi için büyük bir tecrübe olduğunu kaydetti.
Yolculuğun katılımcılarından Eren Sadullah Yarim de seyahatin kendileri için bir eğitim sürecinin devamı niteliğinde olduğunu belirtti.
Yeryüzü Akademisi adlı çalışma grubunda Ahmet Yasir Feten’in eğitmenliğinde 8 hafta boyunca "Araplar" başlıklı eğitim aldıklarını aktaran Yarim, "İslam tarihini bütün yönleriyle ele alarak tamamladık. Ardından öğrendiklerimizi yerinde gözlemlemek ve bu coğrafyaları yakından tanımak için böyle bir saha ziyareti gerçekleştirme fırsatı bulduk." dedi.