Suriye’de 2012’de eski rejim unsurları tarafından tutuklanarak hapse atılan Amerikalı Kevin Patrick Dawes, devrik Beşşar Esed rejiminin hapishanelerindeki işkencelere ve insanlık dışı muamelesine dikkati çekerek, “Gözümün önünde iki çocuğu işkenceyle öldürdüler. 10, belki 8 yaşında küçük çocuklardı, sesleri henüz kalınlaşmamıştı.” dedi.
Dawes, 2012’de “sivillere tıbbi yardım ulaştırmak amacıyla” Suriye’ye geçtikten kısa bir süre sonra devrik rejim unsurları tarafından gözaltına alınarak hapse atıldı.
Hapiste türlü işkencelere maruz kaldığını söyleyen Dawes, ağır koşullara rağmen hayatta kalmayı başardı.
Yaklaşık üç buçuk yıl işkence, dayak ve açlığa maruz kalan Dawes, cezaevinde kaldığı süre boyunca gördüğü şiddet nedeniyle sağ ayağının bir kısmını kaybetti ve geçici olarak felç geçirdi. Ağır açlık koşulları nedeniyle kilosu yaklaşık 36 kilograma kadar düştü.
Dawes, kendisi gibi Esed rejiminin tutukladığı İngiliz ortopedi cerrahı Abbas Khan sayesinde özgürlüğüne kavuştu.
Khan ve Dawes, 2012’de Suriye’de tutuklanmalarının ardından Şam’daki aynı askeri cezaevinde, bitişik hücrelerde tutuldu.
Dawes ile Khan, hücrelerinin kapısı altından konuşarak iletişim kurdu. İki tutuklu, hangisi önce serbest kalırsa diğerinin cezaevinde tutulduğunu dış dünyaya duyurmak üzere anlaştı.
Khan, ailesine yazdığı mektuplarla, Dawes’in tutuklanarak cezaevinde bulunduğunun duyurulmasında rol oynadı.
Rusya ve ABD’nin katıldığı karmaşık bir anlaşmanın ardından Dawes 2016’da serbest bırakılırken, Khan, uğradığı işkenceler sonucu Aralık 2013’te devrik rejim hapishanesinde öldü.
Cezaevinde yaşananlara tanıklık eden Dawes, işkence altında öldürülen çocukları gördü. Kurbanların cesetlerinin çöp torbalarına konularak binaların çatılarına yığıldığını da gözlemledi.