Cumhurbaşkanı Şara tarafından Halk Meclisi milletvekilliğine atanan Belaas, devrim öncesinde kırsalda başlayan yaşam öyküsünü, devrim sürecindeki mücadelesini ve Meclisteki hedeflerini Anadolu Ajansına (AA) değerlendirdi.
İdlib'in Sincar beldesinde aşiret yapısının hakim olduğu tarıma dayalı bir çevrede büyüdüğünü anlatan Belaas, ailesinin uzun yıllar rejimin baskılarına maruz kaldığını söyledi.
Dayısının 27 yıl boyunca Suriye rejiminin hapishanelerinde tutulduğunu belirten Belaas, bu nedenle ailesinin sürekli baskı altında yaşadığını ifade etti.
Dera'da çocukların gözaltına alınarak işkenceye uğratılmasının devrim sürecinde kendisini harekete geçiren en önemli olaylardan biri olduğunu vurgulayan gazeteci Belaas, devrimin ilk günlerinden itibaren gösterilerin organizasyonunda yer aldığını ve yaşananları dünyaya duyurmak amacıyla görüntülediğini belirtti.
Rejimin gazetecilere yönelik baskıları nedeniyle bir "vatandaş gazeteci" olarak sahada çalıştığını anlatan Belaas, "Amacım insanların sesi olmak ve yaşadıkları acıları dünyaya duyurmaktı." dedi.
Devrim yıllarında iş yerini, evini ve mal varlığının önemli bölümünü kaybettiğini söyleyen Belaas, buna rağmen yaşanan fedakarlıkları ülkenin özgürlüğüyle kıyaslamadığını dile getirdi.
Rejimin şirketini yağmalayıp yaktığını, 2018'de evinin de yıkıldığını anlatan Belaas, şunları söyledi:
"Bir evi, bir şirketi ya da zeytinliği ülkenizle kıyaslayamazsınız. Biz onurumuzu ve ülkemizi geri kazandık. Kaybettiklerimizden daha değerli olan ülkemizi kazandık."
Belaas, hayatındaki en zor anlardan birinin ailesiyle birlikte evini terk etmek zorunda kaldığı gün olduğunu ifade ederek, insanın doğup büyüdüğü topraklardan ayrılmasının derin bir iz bıraktığını kaydetti.
Milletvekili olarak atanmasının kendisi için büyük bir sürpriz olduğunu ifade eden Belaas, kurtuluş gününde görüntülerini çektiği Mecliste bugün milletvekili olarak görev yapacak olmasının farklı duygular yaşattığını dile getirdi.