Şam’ın doğusundaki Kabun Mahallesi’nde doğup büyüyen Abdülbari’nin ailesi de Esed rejimine karşı durdukları için tutuklama, işkence, ölüm ve zorla yerinden edilmenin acısını yaşayan Suriyeli ailelerden biri.
Abdülbari’nin 4 kardeşinin de aralarında olduğu 47 aile üyesi savaş sırasında hayatını kaybetti. Rejim güçleri, cezalandırmak amacıyla Abdülbari’nin evinin bulunduğu mahallenin yaklaşık yüzde 90’ını yerle bir etti.
Aradan geçen yıllara ve yaşanan yıkıma rağmen Abdülbari, evinden geriye kalan tek hatıra olan anahtarı 15 yıl boyunca sakladı. Abdülbari, yıllardır sakladığı bu anahtarın yeni bir hayatın başlangıcı olacağına inanıyor.
Suriye'de halk ayaklanmasının 15. yılında AA muhabirine konuşan Abdülbari, 2014 yılında Kabun’dan ayrılarak önce Suriye’nin kuzeyine, bir yıl sonra ise Avrupa’ya sığındığını anlattı.
Abdülbari, ülkesine büyük özlem duyduğunu ifade ederek, rejimin yıkılmasından 12 gün sonra ülkesine kalıcı olarak döndüğünü söyledi.
Suriyeli Abdülbari, "Bir yığın moloz ya da hiçlik olsa bile ülkemize döndük. İnsan memleketine dönmek için içinde güçlü bir his taşıyor. Enkaz da olsa geri dönmeyi kabul ettik." ifadelerini kullandı.
Halk ayaklanmalarından önce ailesinin varlıklı bir yaşam sürdüğünü belirten Abdülbari, devrim süreciyle birlikte neredeyse sahip oldukları her şeyi kaybettiklerini ifade etti.
Abdülbari, "Evlerimizi, mallarımızı ve daha birçok şeyimizi kaybettik. Kardeşlerim ve akrabalarımdan 47 kişiyi yitirdim. Ama sonunda bu tiran rejimi devirdik. Yaşadığımız hatıralar hem acı hem bir o kadar anlamlı." ifadelerini kullandı.
Evin anahtarının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayan Abdülbari, "Bu anahtar bir dönemi temsil ediyor. Evimizin kapısını her açtığımızda ardında güven ve istikrar bulurduk. 11 kardeşten oluşan ailemiz için sayısız hatırayı içinde taşıyor." dedi.
Abdülbari, 2004 yılında kardeşi Ahmet’i, 2012’de Firas’ı ve 2016’da Faris’i kaybettiğini, 2013’te rejim tarafından tutuklanan kardeşi Muhammed’in akıbetini ise rejim düşene kadar öğrenemediklerini anlattı.