Yapımda, Fatih Sultan Mehmet'in karşısında güreşecek iki başarılı sporcuyu oynayacak iki isim, çekim öncesi AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Taha Akgül, Türkiye'nin önemli dizilerinden birinde yer almanın gurur verici olduğunu belirterek, "Gerçekten de burada çok büyük bir emek ve önemli bir ekip çalışması var. Yaklaşık 450 kişi burada görev yapıyor. Bunun için dizinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ağabeyimize teşekkür ediyoruz. Eyüp ağabeyimizin, bu ülkenin kahraman güreşçileri olduğumuzu düşünerek dizide yer almamızı istemesi ve bizi buraya davet etmesi bizler için çok büyük bir onur ve gururdur." diye konuştu.
Başarılı sporcu, dizinin atmosferinden etkilendiğini dile getirerek, "Fatih Sultan Mehmet Han gibi büyük bir padişahımızın, hünkarımızın huzuru önünde güreşebilmek, bu tarihe tanıklık etmek bizler için çok kıymetli. İnanın biz burada tarihi yaşıyoruz. Burada öyle bir set var ki gerçekten de sizi içine alıyor ve 1450'li yıllara götürüyor. Burada bu duyguyu gerçekten hissediyorsunuz. O duyguyu, maneviyatı yaşıyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Dizinin, tarihi unsurlara yer vermesinin önemine değinen Akgül, şunları aktardı:
"Bu yapıma, bir dizi olmasından ziyade insanımıza tarihini ve geleneklerini anlattığı ve hatırlattığı için çok ehemmiyet veriyoruz. Güreş, zaten geleneklerine bağlı bir camia. Aynı şekilde Türkiye Güreş Federasyonu olarak bizler de geleneklerimize bağlı olarak, kültürümüzü geleceğe taşımaya çalışan bir yapıya sahibiz. Bu anlamda bizim bu yapıtta da yer almamız, güreşin görünürlüğü açısından çok değerli."
Taha Akgül, çekimlerin oldukça yoğun geçtiğinin altını çizerek, "Sette ciddi bir olay oldu. 1 tonluk kapıyı komple yerinden kırıverdik. Normalde kapı açılıp içeri girmemiz gerekirken, kapı üzerimize devriliverdi. Bu sahnede bizler, kapının altından çıkıp düşman askerlerine saldırarak kaleyi ele geçiyoruz. Orada da güzel bir enstantane oldu. O kapının üzerimize devrilmesiyle beraber aslında ciddi bir tehlike atlattık. Biz yaşanan bu durumu gücümüzle absorbe ettik. Bu da bizim için güzel bir anıydı." şeklinde konuştu.
Dizinin Türk tarihinin önemli bir parçasını anlattığını kaydeden Akgül, "Ben burada emeği geçen yönetmelerimiz başta olmak üzere bütün ekibe, özellikle TRT'ye, Türk-Osmanlı gelenek ve göreneklerini bu zamanın gençliğine anlattıkları ve dahası onu gelecek kuşaklara taşıdıkları için çok teşekkür ediyorum. Buna katkı sağlamak gerçekten önemli. Herkesi dizinin 83. bölümünü izlemeye davet ediyorum." ifadelerini kullandı.
Rıza Kayaalp ise dizinin bir parçası olmaktan dolayı büyük gurur duyduğunu söyledi.
Diziyi ilk bölümünden beri takip ettiğini dile getiren Kayaalp, "Çok gurur duyduğum Mehmed: Fetihler Sultanı dizisinde rol almak bizim için çok büyük hatıra olacak. Doğrusu tarihi bir gün geçiyoruz. Burada olmamıza vesile olan ve bizi bu güzel sete davet eden dizinin yapımcısı Eyüp Özekin'e çok teşekkür ediyorum. Kendisi bize böyle bir fikri olduğunu söyledi. Bizim de gönlümüz burada oynamayı istedi. İki gönül bir olunca da kendimizi burada buluverdik." dedi.
Çekimlerin kendileri için güzel geçtiğini aktaran milli güreşçi, "Bizim için çok anlamlı ve özel bir bölüm olacak. Birçok aksiyon sahnemiz var. İnşallah bizi minderde izleyen halkımıza, burada da değişik rollerde gücümüzü göstereceğimiz sahnelerimiz olacak. Bizler, 20 yılı aşkındır kameraların önünde güreşen insanlarız. Tabii rol yapmak bizler için farklı bir deneyim. Sette yer almak, onu yaşamak ve hissetmek bizim için de çok zor. Ama sahnelerimiz güç gerektiren güzel sahneler. Keyifli bir bölüm olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.