Avusturya-Macaristan İmparatorluğu döneminde inşa edilen yapı, Endülüs mimari tarzıyla Saraybosna'nın diğer tarihi binalarından belirgin biçimde ayrılıyor.
Projenin mimarı Aleksandar Witek, inşaata 1892'de başladı. Witek'in hazırladığı tasarımda Endülüs mimarisinin yanı sıra Mısır'ın başkenti Kahire'deki cami ve medreselerin izlerini taşıdığı vurgulanıyor.
Törenle 20 Nisan 1896'da hizmete açılan Vijecnica, İkinci Dünya Savaşı'nın bitimiyle belediye binası işlevini yitirdi. 1945'te ulusal kütüphaneye dönüştürülen yapı, o günden bu yana "Saraybosna'nın hafızası" olarak biliniyor.
Farklı mimarisiyle şehrin silüetine damgasını vuran tarihi bina, Saraybosna'da en çok ziyaret edilen noktalar arasındaki yerini sağlamlaştırdı.
Yüzyılı aşkın geçmişi ve bünyesindeki tarihi eserler, Vijecnica'yı 1992-1995'teki Bosna Savaşı'nın yıkımından koruyamadı. 25 Ağustos 1992'de, Bosna Savaşı'nın en çetin günlerinde, Saraybosna'yı kuşatan Sırp askerleri binaya topçu ateşiyle saldırdı.
Saldırıların ardından alevlere teslim olan yapıda büyük bir yangın çıktı ve tarihi bina ağır biçimde hasar gördü.
Şehrin 1425 günlük kuşatmasının sessiz şahidi konumuna gelen kütüphanedeki yangın, tam üç gün kontrol altına alınamadı. Saldırılar altında bile Boşnaklar, kütüphanedeki eserleri kurtarmak için yangına koşmaktan geri durmadı.
Kütüphanede bulunan 155 bin el yazmasının yanı sıra 2 milyona yakın eser, yangında tarihe karıştı.
Saldırıdan önce Osmanlı döneminden de kalan ve Boşnak, Sırp, Hırvat ve Yahudilere ait el yazmaları dahil yaklaşık 6 milyon kitap ve arşiv belgesine ev sahipliği yapan Vijecnica, bu zenginliğiyle ülkenin ortak belleği olarak tarihe geçmişti.
Savaşın sona ermesinin ardından 1996'da onarım çalışmaları başlatılan kütüphane, 18 yıl süren titiz restorasyon sürecinin ardından 9 Mayıs 2014'te yeniden kapılarını araladı.