Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Özkan, yağışlar ve diğer iklim koşullarının bazı zararlıların artmasına neden olabileceğini belirterek, "Çözüm, pestisitlerin kullanıldığı kimyasal mücadelede değil, kültürel önlemler ve biyolojik mücadelenin etkili şekilde kullanıldığı entegre zararlı yönetiminde aranmalıdır." dedi.
Özkan, AA muhabirine, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kolay, ucuz ve etkili yöntem olarak tarıma giren pestisitlerin, birçok ülkenin tarımsal üretiminde bağımlılık yarattığını söyledi.
Pestisit kullanımının zararlı organizmalarda direnç gelişimine yol açması ve zaman içinde pestisit tüketiminin artmasının yeni yöntem arayışlarını hızlandırdığını vurgulayan Özkan, "Bu nedenle birçok ülkede kimyasal mücadeleye alternatif olarak biyolojik mücadele, kültürel önlemler ve biyoteknik mücadele yöntemleri geliştirilmiştir. Sürdürülebilir tarımda kullanılan bu yöntemler çoğu zaman pestisit kullanımından daha ekonomik, daha kolay uygulanabilir ve daha etkilidir. Bu yöntemlerin birlikte kullanıldığı sistemlerde pestisit kullanımının zorunlu olmadığı görülmektedir." diye konuştu.
Özkan, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinin, geliştirdiği teknolojiyle zararlıları doğal yollarla baskı altına alan, çevre dostu ve sürdürülebilir yöntem olan biyolojik mücadele kapsamında "Akıllı Böcek-Akıllı Çiftçi" uygulamalarını başlattığına işaret ederek, bu uygulamalar sayesinde başta elma, ceviz, nar, yaban mersini ve sebze üretiminde pestisit kullanımının yüzde 50 ile yüzde 100 arasında azaltılabildiğini bildirdi.
Üretici ve tüketici dahil toplum genelinde ekolojik farkındalık oluşturulabilirse ve pestisitlerin azaltılması konusunda ortak anlayış gelişirse bakanlık, üniversiteler ve özel sektörün yapacağı AR-GE çalışmalarıyla Türkiye'nin de pestisit bağımlılığından kurtulabileceğine dikkati çeken Özkan, şöyle devam etti:
"Gerçek anlamda sürdürülebilir tarım ilkelerini benimseyen ve ekoloji bilinciyle uygulanan iyi tarım uygulamalarıyla organik tarım yapılan ülkelerde pestisit tüketimi önemli ölçüde düşmektedir. Ancak pestisitlere alternatif yöntemler geliştirilmeden yalnızca denetim, yasaklama veya sınırlandırma yoluna gidilmesi yeterli bir çözüm değildir. Ülkemizde yapılan iyi ve organik tarım uygulamalarında pestisitlere alternatif yöntemlerin öncelikli ve etkili kullanılması durumunda pestisit tüketimi önemli ölçüde azaltılabilir."
Özkan, Türkiye'de kullanılan pestisitlerin yalnızca yüzde 0,1'i ile yüzde 1'inin hedef zararlıya ulaştığını, kalan kısmının havaya, suya ve toprağa karıştığını belirterek, bunların sadece zararlı organizmaları değil, arılar, balıklar, uğur böcekleri gibi binlerce faydalı canlıyı da olumsuz etkilediğini anlattı.
Zararlı sorununu çözmek için yapılan bilinçsiz uygulamaların yeni ve daha büyük sorunlara yol açtığını vurgulayan Özkan, şunları söyledi:
"Tarım doğa koşullarına bağlı faaliyettir ve doğanın pestisitlerle yönetilemeyeceği gerçeği artık kabul edilmelidir. Yağışlar ve diğer iklim koşulları bazı zararlıların artmasına neden olabilir. Ancak bu artışı yalnızca pestisitlerle çözmeye çalışmak sorunu daha da büyütmektedir. Nitekim birçok üretici 40 yıl önce bir sezonda 3 kez ilaçlama yaparken bugün bu sayı 40'a kadar çıkmasına rağmen zararlı sorununu tam olarak çözemediğini bildirmektedir. Çözüm, pestisitlerin kullanıldığı kimyasal mücadelede değil, kültürel önlemler ve biyolojik mücadelenin etkili şekilde kullanıldığı entegre zararlı yönetiminde aranmalıdır. Ayrıca, üreticileri pestisit bağımlılığından kurtarmak ve alternatif mücadel
Özkan, tarımda kullanılan pestisitlerin bir kısmının tüketilen gıdaların üzerinde kalabileceğine işaret ederek, bunların gözle görülemeyeceğini, özel cihazlarla belirlenebileceğini dile getirdi.