Kurtulmuş, Finlandiya Parlamentosu (Eduskunta) Başkanı Jussi Halla-Aho ile Finlandiya-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu’nun ev sahipliğinde düzenlenen “Değişen Dünyada Türkiye: Bir Ortak, Bir Dengeleyici, Bir Stratejik Aktör” konulu konferansta milletvekillerine ve katılımcılara hitap etti.
Kurtulmuş, Finlandiya’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında fevkalade yararlı toplantılar yaptıklarını belirterek, bu ziyaretin Türkiye-Finlandiya arasındaki ilişkilere olumlu katkı sağlaması temennisinde bulundu.
Türkiye ile Finlandiya arasında son derece tarihi, köklü ilişkilerin bulunduğunu, mesafeler uzak olsa da Finlandiya ve Türk halkı arasında gönül bağlarının bulunduğunu, iki ülkenin müşterek kanaatlere sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Hiç şüphesiz bu konulardan birisi de çatışma çözümleri ve müzakere konusunda Türkiye ile Finlandiya'nın geliştirdikleri ortak tavırlardır. 2023 yılında Finlandiya'nın NATO üyesi olarak kabul edilmesi ile Türkiye-Finlandiya ilişkilerinde yeni bir ortaklık zemini oluşmuştur. 2024 yılında Türkiye ile Finlandiya arasındaki diplomatik ilişkilerin başlangıcının 100. yılı dolayısıyla gerçekleştirilen faaliyetler, her iki ülkeyi birbirine yakınlaştırmıştır. Başta y
Dünyanın fevkalade önemli bir dönemden ve tarihi bir kırılma noktasından geçtiğini, eskiye ait dengelerin tamamının yok olduğu, yeni birtakım arayışların ortaya çıktığı bir dönemin yaşandığını aktaran Kurtulmuş, bu dönemde yaşanan göçmen meselesinden küresel ısınmaya, küresel kıtlığa kadar birçok krizin dünyanın her bölgesini yakından ilgilendirdiğini ifade etti.
Kurtulmuş, bu sorunların çözümüne ilişkin müşterek küresel bakış açılarını ortaya koymak gerektiğinin altını çizdi.
Dünyadaki bir diğer meselenin de çatışmaların ve gerilimlerin sürekli artması ve bu gerilimleri, çatışmaları önleyecek küresel sistemin ayakta kalmaması olduğunu anlatan Kurtulmuş, “Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle birlikte Avrupa kıtasında başlayan ve bütün dünyayı etkileyen askeri ve siyasi etkilerin nasıl önleneceği, daha doğrusu Rusya'nın bu yayılmacılığının nasıl önleneceği konusunda küresel sistem çaresiz kalmıştır. Aynı şekilde İsrail'in Gazze'de üç yıla yakın bir süredir yaşlı, kadın, çocuk, kimsesiz insanlara karşı sürdürdüğü, artık soykırım boyutlarında olan katliamlarını durdurmak için dünyanın gücü yetmemektedir. Uluslararası sistem, böylesine önemli gelişmeleri dahi önlemekte etki
Çatışmaları önlemekle görevli Birleşmiş Milletler’in (BM) New York'ta bir ofisten, bir kafeden farksız hale geldiğini söyleyen Kurtulmuş, BM’nin hiçbir çatışmayı çözümleyemeyen, hiçbir agresyonu durduramayan, hiçbir suçluya sen suçlusun diyemeyen bir çaresizlik içerisinde bulunduğuna dikkati çekti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde veto oyuna sahipken Ukrayna meselesinde Rusya'yı nasıl durduracaksınız? İsrail'in sadece Gazze değil Batı Şeria'da ve Lübnan'daki saldırılarını, arkasında Amerika Birleşik Devletleri durduğu sürece nasıl önleyeceksiniz? Birleşmiş Milletler'de istediğiniz kadar karar alın, veto oyu sahibi olan bir ülkeyi kendisine hami olarak kılmış olan bir ülke dilediği her şeyi yapabilir durumdadır. Bu sürdürülemez bir dünya sistemidir. Demokrasiye, insan haklarına, çatışma çözümlerine fevkalade önem veren siz değerli Finlandiyalı dostlarımızla birlikte bu alanda ortak çalışmak yeni bir küresel siyasi mimarinin ve küresel ekonomik mimarinin kurulabilmesi içi
Avrupa kıtasının da fevkalade büyük çalkantılarla karşı karşıya kaldığını belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: