Kurtulmuş, Selçuk Üniversitesi Sultan Alparslan Kültür Merkezi'nde düzenlen 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni'ne katılarak, "Türkiye Modeli, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi" başlıklı açış dersini verdi.
Selçuk Üniversitesi'nin 60 bini aşkın öğrencisiyle hem bölgesinin hem Türkiye'nin en önemli öğretim merkezlerinden biri olduğunu söyleyen Kurtulmuş, Anadolu'nun ortasında parlayan bu üniversitenin kuruluşundan bu yana emeği geçenlere şükranlarını dile getirdi.
Cumhuriyetin ilk asrının en önemli sorununun terör konusu olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Türkiye'nin yaklaşık 50 yılını alan, on binlerce insanı hayattan kopartan, binlerce gencecik evladımızın genç yaşta toprağa düşmesine vesile olan, şehitlerimize ve gazilerimize mal olan, bunun ötesinde de ortaya çıkardığı alternatif maliyetleriyle 2 trilyon doların üstünde, en mütevazı hesaplamalarla, büyük bir maliyete katlanmamıza vesile olan bir belayı Allah'ın izniyle başımızdan savıyor, Türkiye'nin prangalarından kurtulması için adımlarımızı atıyoruz." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin 86 milyonun ortak meselesi, ortak hedefi ve Türkiye'nin geleceği için en önemli atılımlardan biri olduğunun altını çizdi.
Terör sonunun hallolması için geçen dönemlerde de Türkiye'de nice siyasetçilerin emek sarf ettiğini dile getiren Kurtulmuş, bu teşebbüslerin hepsinin, içeriden ve dışarıdan birtakım karanlık odaklar tarafından engellendiğini, bazı yıllarda ortaya konulan birtakım siyasi suikastlarla da bu süreçlerin başlamadan bitirildiğini belirtti.
Kurtulmuş, "Şimdi devlet aklı ve millet vicdanının bir araya gelmesiyle bugün bu sorunun çözülebilmesi için önemli adımlar atıldı ve büyük mesafeler alındı." dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, güvenlik kuvvetlerinin son yıllarda hem yurt içinde hem yurt dışında teröre karşı etkin mücadelesinde alınan sonuçların sürecin bu noktaya gelmesinde büyük payının olduğunu ifade etti.
Büyük türbülansların, çatışmaların yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin, bu coğrafyada güçlü durmaktan başka çaresinin bulunmadığının altını çizen Kurtulmuş, Türkiye’nin iç kaleyi tahkim etme inancının da sürecin en önemli motivasyonlarından birisini teşkil ettiğini belirtti.
Kurtulmuş, "Dünyada bu kadar büyük problemlerle uğraşan, bölgesinin lideri olan ve küresel bir aktör olmaya namzet Türkiye'nin içeride oyalanıp kaybedeceği ve iç çekişmelerle harcayacağı ne vakti vardır ne de imkanı vardır. İç kalemizi tahkim edeceğiz ve yolumuza devam edeceğiz. Bu kararlılık sadece siyasi bir kararlılık değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın bundan iki sene evvel dile getirdiği bu kararlılık aynı zamanda bir devlet politikası haline gelmiştir." diye konuştu.
Dünyadaki gelişmelere paralel olarak İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarının da kabul edilemez noktaya geldiğini anlatan Kurtulmuş, İsrail’in Gazze'yi işgalle başladığı süreçte hemen hemen bölgedeki birçok ülkeye doğrudan saldırdığını, birçok ülkeyi silahlarıyla vurduğunu ifade etti.