TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un açıklaması şu şekilde;
Finlandiya ve İsveç, özellikle NATO süreçlerinde birtakım gerilimlerin olduğu ülkelerdi. NATO'ya girdikten sonra her iki ülke açısından da Türkiye ile ilişkilerinde yeni bir dönem başladı. Hakikaten Türkiye'nin önemi artıyor. Avrupa Birliği'nin etkisizleşmesi ve Avrupa’nın güvenliği bakımından NATO’nun yetersiz kalması, özellikle Rusya'ya komşu olan ülkelerde ciddi bir güvenlik ihtiyacı ortaya çıkartıyor. Güvenliği sadece askerî açıdan değil ekonomik ve siyasi güvenlik olarak da görüyorlar. Bu alanlarda Türkiye'nin önemi daha da artıyor. İnşallah bu toplantıların bu bakımdan da faydası oldu. Havaalanından itibaren üst düzey bir ağırlama ve karşılama vardı. Hem Finlandiya hem de İsveç’te çok
SORU / CEVAP SORU: NATO ülkelerinin tamamının meclis başkanları geliyor mu? Şu ana kadar hepsi teyit etmedi ama 20'nin üzerinde meclis başkanı katılacağını bildirdi. Daha vakit var, muhtemelen son ana doğru katılacak meclis başkanı sayısı artacaktır.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
SORU: İsveç Kralı Carl XVI. Gustaf ile nasıl bir görüşmeniz oldu? Çok samimi bir görüşme gerçekleştirdik. Yaklaşık 40 dakika sürdü, bu da Türkiye’ye verdiği önemi gösteriyor. Hem ikili ilişkileri hem bölgesel konuları hem Avrupa’nın geleceğiyle ilgili konuları hem de dünyanın geleceğiyle ilgili konuları, özellikle Birleşmiş Milletlerin fonksiyonsuz hale gelmesi gibi başlıkları değerlendirdik. Büyük oranda müşterek fikirlere sahip olduğumuzu gördüm. İyi bir görüşme oldu.
SORU: Türkiye’nin etrafında ve küresel ölçekte yaşanan krizleri onlar da derinden hissediyor mu? Bu konuda neler gözlemlediniz? Bu konu İsveç Uluslararası İlişkiler Enstitüsündeki yuvarlak masa toplantısının soru cevap kısmında gündeme geldi. Türkiye, şu anda dünyayı yakından ilgilendiren hangi küresel sorun varsa hepsinin fiziki, fikri ve siyasi olarak tam ortasında yer alıyor. Dolayısıyla Türkiye, bu sorunların hiçbirine uzak duramaz, bigâne kalamaz. Bu nedenle sorunların hepsiyle ilgili Türkiye'nin ne düşündüğünü öğrenmek istiyorlar. Mesela Suriye'nin yeniden yapılanmasında Türkiye ne düşünüyor? Suriye'de ne oluyor, hangi denge nasıl oluşuyor, Türkiye bu kadar farklı dengeleri nasıl bir a
SORU: Finlandiya Cumhurbaşkanının açıklamalarını gördünüz mü? Şöyle bir ifade kullanıyor. “Türkiye'ye AB yolu açılmalı. AB üye sayısı 40'a çıkmalı. Listede Türkiye'de olmalı. Güvenlik açısından olabildiğince Türkiye'ye yakın olmalıyız.” Bir konferansta bu ifadeleri kullandı. Sizinle görüşmeden sonra yaptı bu açıklamayı. İçeride bu konuda neler söyledi acaba? Sayın Stubb, Sayın Cumhurbaşkanımızın davetlisi olarak daha evvel Türkiye'ye gelmişti. Hakikaten oldukça entelektüel, siyasetçi kimliğinin dışında dünyadaki küresel gelişmeleri çok yakın takip eden ve sadece takip eden değil, yönlendirici fikirler üretebilen birisi. Ankara'daki görüşmemizde de çok samimi bir hava vardı. Hatta Ankara’dan
SORU: Ukrayna konusunda özellikle Trump’ın tavrı Avrupa'da güvensizlik yaratıyor duygusu oluştu mu görüşmelerde? ABD-AB ilişkilerine dair görüşlerime hiç kimse “Hayır, öyle değil” demedi. “Trump'ın özellikle ikinci döneminde Avrupa ile Amerika arasındaki görüş ayrılıkları NATO'yu da etkisizleştiriyor” cümlesini bilerek kullandım. SORU: Bu açıdan baktığınızda Türkiye'yi vazgeçilmez görme ihtimalleri var mı ilerde? Ne düşünüyorsunuz? Oraya doğru ilerliyor. SORU: Çünkü genel perspektifte yine eski kodlara dönüyorlarmış gibi bir durum var. Artık ne iki kutuplu dünya var ne tek kutuplu dünya var. Hiçbir ülke, hiçbir kıta, hiçbir bölge tek başına dünyayı yönetemez. Bu kadar açık bir gerçeklik var.