İstanbul Valiliğinin ev sahipliğinde Sancaktepe Sağlıklı Yaşam Köyü'nde gerçekleştirilen programda konuşan TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, komisyonun çalışmalarını aktardı.
Durgut, "Güvenlikten eğitime, sağlıktan sosyal hizmetlere kadar tüm kurumlarımızın aynı masa etrafında olması, bu meselenin nasıl ele alınması gerektiğini de açıkça ortaya koyuyor. Çünkü biz Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu olarak çalışmalarımızda şunu net olarak gördük. Suça sürüklenen çocuk meselesi tek bir kurumun çözebileceği bir mesele değil, çok boyutlu ve birlikte mücadele edilmesi gereken bir süreçtir. Komisyon olarak 22 toplantı, 5-6 saha ziyareti yaptık." dedi.
Ziyaretlerinde uzmanları, kurumları, paydaşları dinlemenin yanı sıra saha araştırmaları da yaptıklarını, 610 tutuklu ve hükümlü çocukla anket gerçekleştirdiklerini söyleyen Durgut, "Bu yaptığımız çalışmada şu soruyu sordum. 'İşlediğiniz suçun sonuçlarını önceden tam olarak bilseydin, yine o suçu işler miydin?' Buna çocukların yüzde 82'si 'hayır' cevabını vermiş. Bu veri çok önemli bir şey söylüyor aslında. Birçok çocuk doğru bilgilendirme, doğru yönlendirme ve zamanında müdahale ile hiç bu sürece girmeyebilirdi. Yine aynı çalışmalarda madde kullanımı, okuldan kopmuş, aile içi sorunlar ve sosyal destek eksikliğinin çocukları suça sürükleyen en önemli risk alanları olduğunu fark ettik." şeklin
Çocukların suça sürüklenmesinde bağımlılıkların etkisine değinen Durgut, şunları kaydetti:
"Bağımlılığın, suça sürüklenmede büyük bir etkisi var. Sigara, bütün bağımlılıkların da giriş kapısı. Bizim yaptığımız anket bunu gösteriyor. Yaptığımız ankette, tutuklu/hükümlü çocukların arasında sigara kullanımının yüzde 83,4 gibi çok büyük bir oran oluşturduğunu gördük. Alkol kullanımı yüzde 47,3. Ne yazık ki uyuşturucu kullanımı oranı da 52,9 olarak saptandı. Bu oranlar ülkemizin genel popülasyonunun içindeki oranların katbekat üzerinde. Yine benzer şekilde araştırmamız, tutuklu hükümlü çocukların yüzde 43,8'inin sosyal çevresinde madde kullanan en az bir kişi bulunmakta olduğunu ortaya koydu. İşte bu noktada bugün ziyaret ettiğimiz sağlıklı hayat merkezleri gibi oluşumlar kritik bir ro
Durgut, komisyonun amacının çocukları suçtan önce koruyan bir sistemi güçlendirmek olduğunu vurgulayarak, "Çünkü her çocuk kazanılabilir yeter ki doğru zamanda doğru kurumlarla birlikte müdahale edelim. Bugün burada yapılacak değerlendirmenin bu anlamda çok kıymetli görüşler ve öneriler üreteceğine inanıyoruz." değerlendirmesini yaptı.
İstanbul Valisi Davut Gül ise toplantının yapıldığı Sancaktepe Sağlıklı Yaşam Köyü'nün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde Sağlık Bakanlığının milli bütçeyle yaptığı Sancaktepe Şehir Hastanesi'nin bitişiğinde 162 bin metrekarelik bir alan olduğunu söyledi.
Sancaktepe Sağlıklı Yaşam Köyü'nün dünyadaki örnek yerlerden biri olduğunu ifade eden Gül, "Burada yaklaşık 50 tane müstakil ev var. Her birinde 4 kişi kalabiliyor. Toplam 200 kişiye hizmet ediyor. Bunun yanında, çalışanların kalabileceği 80 civarında lojmanımız var. Kapalı spor salonu, havuz, atölyeler, yürüyüş alanları, hayvanların barınabileceği mekanlar. Özetle doğayla iç içe olunabilecek bir mekan." diye konuştu.
İstanbul'da 3 milyona yakın öğrenci olmak üzere, yaklaşık 4 milyon çocuk olduğunu belirten Gül, "Dolayısıyla, bizim çalışmalarımızın temelini okullar oluşturuyor. Aslında okullarda çocuklarla yaptığımız, yapmadığımız her şey üç vakte kadar bir şekilde toplumun önüne iyi ya da kötü örnek olarak çıkıyor. Ailenin güçlendirilmesi, okullarda ya da okul dışı kalan çocuklarla ilgili çalışmalar var. Özellikle çocuklarımızın spor yapan, kitap okuyan, yeteneklerine göre bir enstrüman çalan, sosyal ve kültürel faaliyetler içerisinde öğrenci meclislerimiz aracılığıyla katıldığı bir mekanizma oluşturduk, oluşturmaya çalıştık." ifadelerini kullandı.
Gül, açılış konuşmasının ardından komisyon üyelerine, "İstanbul İli Koruyucu ve Önleyici Çalışmalar 2026" konulu sunum yaptı.