GÜNCEL

Tekno-oligarşinin iç savaşı ve "iki yüzlü" yapay zeka

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenay Babaoğlu, Elon Musk’ın OpenAI’a açtığı davayı ve bu sürecin yapay zekanın geleceği açısından ne

Ağrı
Tekno-oligarşinin iç savaşı ve "iki yüzlü" yapay zeka

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenay Babaoğlu, Elon Musk’ın OpenAI’a açtığı davayı ve bu sürecin yapay zekanın geleceği açısından ne ifade ettiğini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Teknoloji dünyasının kovanlarına çomak sokmayı seven Elon Musk, kuruluş sürecinde yer aldığı OpenAI şirketini ve şirket yöneticileri Sam Altman ile Greg Brockman’ı hedef alan davalarla gündemde. Davanın temelini kar amacı gütmeyen yapay zeka araştırmaları yürütmek amacıyla kurulan şirketin, Sam Altman yönetiminde kar odaklı ve kontrolsüz bir büyüme sürecine yöneldiği, ayrıca son dönemde Microsoft’tan aldığı yatırımlarla kuruluş amacından uzaklaştığı yönündeki iddialar oluşturuyor. Hatta Musk, duruşmalarda kontrolsüz ve aşırı hırslı yükselen yapay zekayı meşhur bilimkurgu filmdeki "Terminatör" benzetmesiyle tanımlayarak suçlamalarını insanlığa karşı suç noktasına kadar yükseltti.

Bu dava her ne kadar teknoloji devlerinin ve oligarklarının bir mücadelesi olsa da dijital geleceğin kimin elinde ve hangi niyetle şekilleneceğine dair bir tartışmayı da içeriyor. Arenanın bir yanında teknolojik gelişimde devlet-şirket egemenlik rekabetinin mücadele alanı, diğer yanında özgürlük-güvenlik dengesi, öbür yanında ise teknolojik gelişimin finansmanında bağımsızlık sorunu duruyor. Bu çatışmanın her yönünde üç boyutlu bir ayna misali başka bir açmaz bulunuyor. OpenAI’ın bağımsızlıktan istihbari-güvenlik çalışmalarında Pentagon’a hizmet sunar bir duruma gelmesi; veri ihlalleri ve algoritmik önyargılarıyla şirketin demokratik niteliğinin aşınması ve finansman zorunluluğu adı altında

Bu tartışmada OpenAI popüler figür olan bir yansıma gibi görülebilir. Çıkan tartışmaların kaynağı olan finansman dikkate alındığında Microsoft, Amazon, Nvidia gibi diğer başat şirketler de sürecin içerisinde. Aslında istisnalar hariç Silikon Vadisi'ndeki teknoloji şirketlerinin birbirleriyle ilişkileri, ABD ve İsrail istihbarat örgütleriyle işbirlikleri, etik değerlere dair umarsızlıkları, toplumsal normlara dair vurdumduymazlıkları, kültürel değerlere yönelik tektipçi yaklaşımları başlı başına büyük sorunlar. Teknolojinin gelişimindeki rolleri de dikkate alındığında bu teknokratik oligarşinin tepesinde yer alan Musk’ın şikayetleri hem anlamlı hem de şüpheli.

Çünkü Musk, bir yandan kar odaklılığı şikayet edip Terminatör senaryolarıyla insanlığı ele geçirecek bir yapay zeka geleceğinden dem vururken diğer yandan kendi xAI şirketiyle yapay zekayı geliştirmeye devam ediyor. Neuralink şirketiyle transhümanizm şüpheli çalışmalar yürütüyor. Dolayısıyla Musk-Altman çekişmesinde temel sorun daha çok yapay zeka çalışmalarında başat aktör kim olacak sorusunda gizli. Aslında bu tartışmadan hareketle doğru soru şu olmalı: Yapay zeka insanlığa hizmet eden bir araç, bir ortak miras mı olacak; yoksa tekno-oligarklar eliyle şekillenen ve insanlığa meydan okuyan bir araca mı dönüşecek?

Maalesef bugüne kadar yapay zeka çalışmaları kar hırslarıyla şekillenen, insani değerleri öteleyen ve önce keşfet sonra gerekirse düzeltilir yaklaşımıyla ilerleyen bir gelişim çizgisi izledi. Bu maksimalist yaklaşım, distopyalarda insanlığa karşı gelen makineleri akla getirse de mesele bu kadar tekdüze değil ve aslında yapay zekanın kötü kullanımı yalnızca geleceğe dair de sorun oluşturmuyor. Çünkü yapay zeka sistemleri yalnızca sohbet robotları ya da dil modellerinden ibaret değil. Günümüzde güvenlik politikaları, askeri teknolojiler, yüz tanıma sistemleri, kredi derecelendirmeleri, işe alım süreçleri ve hatta kamu hizmetlerinde karar mekanizmalarını etkiliyor. Dolayısıyla bir algoritmanın;

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/tekno-oligarsinin-ic-savasi-ve-iki-yuzlu-yapay-zeka

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI