Hürriyet'in haberine göre; Avrupa, yaz mevsiminin ortasında adeta nefes alamıyor. Batı’da rekor sıcaklıklara neden olan ‘sıcaklık kubbesi’ bu kez kıtanın doğusuna ilerlerken, birçok ülkede termometreler 40 derecenin üzerine çıktı. Yetkililer peş peşe kırmızı alarm verdi.
Örneğin Fransa, ülke genelindeki ortalama sıcaklık göstergesinde neredeyse 80 yıllık ölçüm tarihinin en yüksek değerini kaydetti; Eiffel Kulesi ve Louvre ziyaret saatlerini kısalttı. İngiltere haziran sıcaklık rekorunu kırdı. İtalya’da Roma dahil 16 kent için kırmızı alarm verildi; Torino’da ısınan yer altı kabloları elektrik kesintilerine yol açtı.
Bilim insanları Avrupa’nın şimdiye kadar gördüğü en yaygın ve en şiddetli sıcak hava dalgalarından biriyle karşı karşıya olduğunun sıklıkla altını çiziyor. Şu sıralar Avrupa’nın doğusuna doğru yayılan aşırı sıcakların önümüzdeki günlerde etkisini sürdürmesi beklenirken, gözler şimdi bölgenin geri kalanına ve özellikle de ülkemize çevrilmiş durumda…
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
AVRUPA NİÇİN 40 DERECEDE KIRMIZI ALARM VERİYOR?
Ülkemizde Temmuz ayında beklenen hava koşullarına dair değerlendirmelere geçmeden önce, Avrupa’da etkisini gösteren sıcak hava dalgasıyla birlikte gündeme gelen önemli bir soru öne çıkıyor:
Avrupa’da yaşanan sıcak hava dalgası, aşırı sıcaklarla ilgili doğru bilinen birçok yanlışı gözler önüne serdi. Bir sıcak dalgasını daha ölümcül hale getiren unsurlar neler? Örneğin Türkiye’de 46-47 dereceler kaydedilirken, Avrupa niçin 40 derecede kırmızı alarm veriyor? El Nino’nun bu olayla bir ilgisi var mı?
Bu soruma Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, “Bunun yanıtı, sıcak hava dalgalarının en az anlaşılan yanını açığa çıkarıyor: Bir sıcaklığın ne kadar tehlikeli olduğunu yalnızca termometredeki rakam belirlemiyor. İşin arkasında nem, gece sıcaklıkları, altyapı ve hatta havanın temizliği gibi çoğu zaman atlanan faktörler var” cevabını verdi ve şu bilgilerin altını çizdi:
“Avrupa’daki sıcak hava dalgasını özellikle tehlikeli kılan şey, bir ‘ısı kubbesi’ altında gelişmesi. Kuzey Afrika’dan gelen sıcak hava, yüksek basınç sistemi tarafından kıtanın üzerine adeta bir kapak gibi oturtulmuş durumda. Bu durgun sistem altında hava dağılamıyor. Isı, her gün bir önceki günün üzerine birikiyor ve geceler de yeterince serinlemiyor. Gece sıcaklığının düşmediği, bedenin toparlanma fırsatı bulamadığı bu koşullarda ısının fizyolojik yükü günden güne katlanarak artıyor. 2003 yazında Fransa’da yaklaşık 15 bin insanın ölümüne yol açan felaketin asıl nedeni de buydu: Günlerce süren, gece bile etkisini yitirmeyen ve klimasız konutlarda yaşayan yaşlıları vuran kesintisiz sıcaklık
TEMMUZ AYI BOYUNCA TÜRKİYE’DE HAVA NASIL OLACAK?