ORSAM Başkanı Dr. Kadir Temiz, Terörsüz Türkiye sürecinin Orta Doğu'ya etkilerini ve bölgesel sahiplenme boyutunu AA Analiz için kaleme aldı.
***
Türkiye, kırk yılı aşkın süredir ülkenin güvenliğini, siyasetini, ekonomisini ve toplumsal hayatını doğrudan etkileyen terör sorununda tarihi bir eşiğe ulaşmış durumda. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonunda 17,5 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen düzenlemenin yasalaşmasıyla birlikte Terörsüz Türkiye sürecinde yeni ve belki de en kritik aşamaya geçiliyor. Bu aşamayı yalnızca PKK’nın silah bırakmasına ilişkin teknik bir hukuki düzenleme veya Türkiye’nin uzun yıllardır mücadele ettiği bir terör örgütünün tasfiyesi olarak okumak eksik kalacaktır. Türkiye’de açılan yeni dönem, ülkenin kendi iç dayanışmasını güçlendirmesinin ötesinde Irak ve Suriye başta olmak üzere Or
Bugün gelinen noktayı anlamak için sürecin hangi koşullarda başladığını da doğru değerlendirmek gerekir. Türkiye, örgütün silahlı stratejisini başarısızlığa uğrattığı bir dönemde toplumsal uzlaşıyı konuşmaktadır. Türkiye içinde örgütün hareket kapasitesinin büyük ölçüde ortadan kaldırılması, Irak ve Suriye’de terörle mücadele kapasitesinin sınırların ötesine taşınması, istihbarat ve savunma sanayiindeki dönüşüm ve bölge ülkeleriyle geliştirilen güvenlik işbirlikleri yeni sürecin arkasındaki temel unsurlardır.
Türkiye, sahip olduğu gücü istikrar ve refah üretebilecek bir siyasi kapasiteye dönüştürmeye çalışmaktadır. Bu durum aynı zamanda barış ile güç arasında Orta Doğu’da sıklıkla kurulan yanlış karşıtlığın aşılması anlamına gelmektedir. Güç yalnızca rakibi cezalandırma veya tehditleri bertaraf etme kapasitesi değildir. Asıl güç, gerektiğinde çatışmayı sona erdirebilme ve yeni bir düzen kurabilme kapasitesidir.
Terörsüz Türkiye sürecini bölgesel açıdan önemli hale getiren asıl unsur Türkiye tecrübesidir. Türkiye’nin tecrübesinden de bölgesel sahiplenmeye dayalı çatışma çözümü yaklaşımı çıkmaktadır. Bu yaklaşım güvenlik kapasitesinin oluşturulmasını, devlet dışı silahlı aktörlerin kalıcılaşmasının önlenmesini, gerektiğinde siyasi risk alınmasını ve en önemlisi bölgesel sorunların çözümünün bölge dışı güçlere havale edilmemesini gerektirmektedir.
Orta Doğu’nun yakın tarihi büyük ölçüde bunun tersinin örnekleriyle doludur. Bölgesel aktörler arasındaki anlaşmazlıklar giderek uluslararasılaşmış, yerel çatışmalar küresel rekabetlerin parçası haline gelmiş ve devlet dışı silahlı aktörler bu rekabetlerin araçlarına dönüşmüştür. Sonuçta sorunlar çözülmek yerine dondurulmuş veya daha da karmaşıklaşmıştır. Türkiye’nin bugün kendi tecrübesinden hareketle bölgeye söylediği çok daha basit fakat iddialı bir şey vardır: Sorunlarımızı kendimiz konuşalım ve çözümün siyasi riskini de kendimiz alalım.
Bu yeni dönemin Türkiye sınırları dışındaki ilk ve en doğrudan etkilerinden biri Irak’ta görülecektir. Terör örgütü PKK’nın Irak’taki varlığı uzun zamandır yalnızca Türkiye açısından bir güvenlik problemi değildir. Örgütün özellikle Irak’ın kuzeyindeki askeri varlığı Irak’ın egemenliğini sınırlandırmakta, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) kendi toprakları üzerindeki otoritesini zorlaştırmakta ve bölgesel ekonomik entegrasyonun önünde güvenlik kaynaklı engeller oluşturmaktadır.
Erbil ve Süleymaniye’nin PKK’ya ilişkin yaklaşımları aynı değildir. Buna rağmen her iki merkez de ortaya çıkmakta olan yeni bölgesel denklemin dışında kalamaz. Bu nedenle, Türkiye’nin son dönemde Bağdat, Erbil ve Süleymaniye ile yürüttüğü yoğun diplomasi yalnızca PKK’nın tasfiyesine ilişkin değildir. Daha geniş ölçekte Irak’ın güvenlik alanının devlet dışı silahlı aktörlerden arındırılması ve ülkenin egemenlik kapasitesinin güçlendirilmesi söz konusudur.
Bu durumun ekonomik etkileri güvenlik sonuçları kadar önemli olabilir. PKK’nın silahlı varlığının ortadan kalktığı bir Kuzey Irak, Türkiye-Irak ilişkilerinde güvenlik meselelerinin ağırlığının azalmasını ve ekonomik gündemin daha fazla öne çıkmasını sağlayacaktır. Kalkınma Yolu, enerji bağlantıları, sınır ticareti, ulaştırma hatları ve su yönetimi gibi başlıkların çok daha hızlı ilerlemesi mümkün olacaktır.