GÜNCEL

TGTV Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan: Doğurganlık oranını yeniden 1,5'e, 2'ye taşıyabilen ülke olmalıyız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle ilan edilen "Aile ve Nüfus On Yılı" kapsamında düzenlenen AileFest'in İstanbul Rami Kütüphanesi'nde düzenlen

İstanbul
TGTV Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan: Doğurganlık oranını yeniden 1,5'e, 2'ye taşıyabilen ülke olmalıyız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle ilan edilen "Aile ve Nüfus On Yılı" kapsamında düzenlenen AileFest'in İstanbul Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen açılış programında konuşan TGTV Mütevelli Heyeti Başkanı ve Aile Festivali Yönetim Kurulu Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, geçen yılın Aile Yılı olduğunu, bu yıl ise Aile 10 Yılı'nın başlangıcını idrak ettiklerini söyledi. Erdoğan, "Bir demografik çöküşü yaşıyoruz. Bütün dünyanın yaşadığı gibi biz de yaşıyoruz. Biz biraz daha hızlı yaşadık, yaşıyoruz maalesef. Mesele tabii sadece demografik çöküşümüz değil. Bu demografik çöküş bir şeyin sonucu, o da ailedeki bağların zayıflamış olması, aile kurumunun zayıflamış olması." diye konuşt

Bu kapsamda ailenin güçlendirilmesi için yapılması gereken çok şey olduğunu, bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Erdoğan, "Bir zihniyet dönüşümüne ihtiyacımız var. Bu zihniyet dönüşümü de yeniden bireyi değil, aileyi ve toplumu merkeze alan bir düşünce sistematiğini gerektiriyor. Yani 'Bana ne canım', 'Kime ne', 'Ona ne' değil, 'Ben başka insanların dertleriyle dertlenirim', 'Ben bir topluluğun parçasıyım', 'Ben bir ailenin parçasıyım', 'Ben bir aile olarak güçlüyüm' hissinin yeniden güçlendirilmesine ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.

Gençler üzerinde yaptıkları araştırmalarda, gençlerin hala aileye çok önem verdiğini gördüklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Gençlerimiz aileye çok önem ve değer veriyorlar. Hala gençlerimiz ailenin onlar için çok önemli bir dayanak olduğunun farkındalar. Onların en son güvencesi, limanı olduğunu söylüyorlar. Dolayısıyla bu demektir ki hala elimizde bir şans var, ipin ucunu kaçırmamışız. Onun için bunun neyin sonucu olduğunu da konuşmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Yani sonuçta bir batılılaşmayı 200 yıldır yaşadık, yaşıyoruz. Bütün dünya ekonomisi bir kapitalist ekonomi olarak şekillendi ve onun sosyal ilişkiler üzerindeki güçlü tesirlerini yaşıyoruz, hissettiriyoruz. Onun getirdiği bireycilik, onun getirdiği her bireyin birer müşteri olarak görüldüğü bir dünya."

Tarihte İngilizlerin "böl-yönet" anlayışından söz edildiğini hatırlatarak kapitalist merkezlerin de ürünlerini satmak isteyen sermaye sahipleri aracılığıyla insanları bireysel olarak bölerek onları müşteri haline getirmeyi hedeflediğini anlatan Erdoğan, "Bizim aslında aile duygusunu zayıflatan, bizim dışımızdan gelen, bizi tesiri altına alan bu cereyanları da unutmamak lazım. Bu vakayı da unutmamak lazım. Yani tek başına aile dostu ekonomik desteklerle bu işin çözüleceğini düşünmek beyhude. Yani şu yüzde 58 rakamını duyunca insan korkuyor gerçekten, tüyler ürperten bir rakam ama bugün gerçekten çok çocuklu bir aileyi gördüğünüz zaman şehir merkezinde, herhalde 'Cahil insanlardır' algısı var

Erdoğan, "Çocuk sahibi olmanın, çok çocuklu olmanın, aile olarak yakın yaşamanın takdir edildiği, yüceltildiği bir yeniden düzleme dönmek zorundayız. Bunu inşa etmek için tabii ki devletimiz bir 10 yıl ilan etti ve bütün kurum kuruluşların 'Ben ne yapabilirim' demesini sağlamaya ihtiyacımız var. Aile dostu kurumlar, aile dostu işverenler, aile dostu politikalar." ifadelerini kullandı.

Bu kapsamda İlim Yayma Vakfında neler yapıldığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Burslarımızı nasıl aile dostu yapabiliriz diye düşündük. Burslarımızı, yüksek lisans ve doktora burslarımızı ilan ettik ama dedik ki, mesela doktora bursumuz aylık 35 bin lira, eğer bursiyerimiz evli ise 42 bin 500 lira vereceğiz, dedik. Çocuk sahibi ise her çocuk için 5 bin lira ilave edeceğiz, dedik. İşte bu İlim Yayma Vakfının burs sistematiğinde 'nasıl aile dostu oluruz' çabasının bir yansıması. Ümit ediyoruz ki diğer sivil toplum kuruluşları, burs veren kurumlar bunu kendilerine örnek alsınlar. Mesela yıllardır bazen yurt dışına çok parlak öğrencilerimizi burslandırıyoruz, doktora eğitimine gönderiyoruz. Mülakat esnasında öğreniyoruz ki kardeşimiz sözlü. Ondan sonra, 'Ne zaman evlenmey

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/tgtv-mutevelli-heyeti-baskani-erdogan-dogurganlik-oranini-yeniden-15e-2ye-tasiyabilen-ulke-olmaliyiz

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI