Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği'nde (AB) Sanayi Hızlandırma Yasası konusunda yürütülen tartışmalarda Türkiye ile AB arasındaki sanayi entegrasyonunun dikkate alınması gerektiğini belirterek, "Hem Türkiye açısından hem de AB açısından bu ortaklığı ve Gümrük Birliği ortaklığını zedelemeyecek bir karar çıkması gerektiğini güçlü bir şekilde ortaya koyuyoruz." dedi.
Bolat, Brüksel temasları kapsamında üst düzey AB yetkilileriyle görüşmelerinin ardından AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
İki hafta önce de Brüksel'de AB yetkilileri ve özel sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini anımsatan Bolat, son iki gündür de yoğun temaslarda bulunduklarını söyledi.
Bolat, Brüksel'de gerçekleştirilen Türkiye-AB 3. Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu Toplantısı'nın yaklaşık 5 saat sürdüğünü belirterek, öncesinde Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Avrupa İş Zirvesi (EBS) işbirliğiyle düzenlenen Türkiye-AB İş Zirvesi'ne katıldıklarını anlattı.
Zirveye yoğun katılım olduğuna işaret eden Bolat, programda Türkiye-AB ilişkileri, Sanayi Hızlandırma Yasası ve "Made in EU" yaklaşımı konusunda Türkiye'nin pozisyonunu ortaya koyduklarını vurguladı.
Bakan Bolat, "Türkiye-AB ilişkilerinin gelişmelerden olumsuz etkilenmemesi gerektiği hususlarını yoğun bir şekilde görüşmelerimizle ve konuşmalarımızla ortaya koyduk." diye konuştu.
Otomotiv sektöründeki büyük şirketlerin üst düzey yöneticileriyle de temaslarda bulunduklarını aktaran Bolat, bu görüşmelerde Türk ve Avrupa otomotiv sanayileri arasındaki güçlü bağları, arz ve tedarik zincirlerinin önemini vurguladıklarını söyledi.
Bakan Bolat, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilerin büyüklüğüne dikkati çekerek, "AB ile Türk sanayisi arasında çok büyük bir entegrasyon var." dedi.
Türkiye'de 60 binin üzerinde Avrupalı şirket ve yatırımcının faaliyet gösterdiğini, bunların yatırımlarının 200 milyar doların üzerinde olduğunu belirten Bolat, şöyle devam etti:
"Türkiye-AB yıllık dış ticaretinin 233 milyar dolar olduğunu, Türkiye-AB otomotiv ticaretinin yılda 62 milyar dolar olduğunu vurgulayarak, hem Türkiye açısından hem de AB açısından bu ortaklığı ve Gümrük Birliği ortaklığını zedelemeyecek bir karar çıkması gerektiğini güçlü bir şekilde ortaya koyuyoruz."