Anadolu Ajansı İş Dünyası Haberleri Departmanı tarafından hayata geçirilen "Yönetim Katı" programına konuk olan Bozkurt, jeopolitik risklerin tedarik zinciri üzerindeki doğrudan etkilerinden vergi politikalarına, tedarik zinciri kırılmalarından bankacılık sistemindeki kredilerin durumuna kadar otomotiv sektörüne dair değerlendirmelerde bulundu.
Sektördeki kredi daralmasının yeni bir olgu olmadığını ve yaklaşık 3 yıldır devam ettiğini belirten Bozkurt, buna rağmen iç pazarın geçmiş dönemlerde rekor kırarak büyüdüğünü ifade etti.
Bozkurt, şubatın sonlarından itibaren Orta Doğu ekseninde tırmanan hareketliliğin ve küresel gerilimlerin pazar seyrini değiştirmeye başladığına dikkati çekerek, petrol fiyatlarının hızla yükselmesinin tüm dünyada enflasyonist endişeleri yeniden tetiklediğini ve bu durumun yerel pazardaki maliyet dengelerini de baskılama riski taşıdığını vurguladı.
Yılın ilk çeyreğinde pazar hızında görece bir yavaşlama hissedildiğini dile getiren Bozkurt, binek otomobil pazarındaki düşüşün hafif ticari araç pazarındaki yükselişle dengelendiğini söyledi.
Normal şartlar altında yılın ilk çeyreğini inceleyerek, kalan ayların projeksiyonunu yüksek doğruluk payıyla yapabildiklerini anlatan Bozkurt, mevcut jeopolitik belirsizlikler nedeniyle küresel şirketlerin ve ekonomi yönetimlerinin artık alternatifli planları konuşmak durumunda kaldığını belirtti.
İç pazarda uzun süredir kararlılıkla uygulanan enflasyonla mücadele programının sürdürüldüğü bir dönemde küresel piyasalardan gelen bu sinyallerin yakından takip edildiğini dile getiren Bozkurt, özellikle uluslararası lojistik rotalardaki tıkanmaların ve ham madde fiyatlarındaki öngörülemez hareketlerin nihai ürün tedarikini zorlaştırma potansiyeline sahip olduğuna işaret etti.
Bozkurt, şubat sonunda tırmanan küresel risklerin ardından yatırımcıların emtia piyasalarına yöneldiğini ancak altın ve gümüş fiyatlarında yaşanan beklenmedik sert düşüşlerin bu kitleyi bekleme pozisyonuna ittiğini söyleyerek, jeopolitik risklerin doğrudan uluslararası ticari koridorları vurduğunu ifade etti.
Hürmüz Boğazı ve bağlantılı rotalarda yaşanan güvensizlik ortamının lojistik sürelerini uzattığını ve maliyet yapılarını bozduğunu dile getiren Bozkurt, otomotiv sanayisindeki entegre üretim yapısının tek bir bileşene olan hassasiyetini ve bunun fiyatlama mekanizmalarına olası yansımalarını şöyle değerlendirdi:
"Diyelim ki, binlerce parçadan oluşan bir üründen bahsediyorsunuz. Tedarikçiden bir tane parça gelemiyorsa, o otomobili banttan indirme şansınız ortadan kalkıyor. Bu endişeler söz konusu. Bu iş böyle birkaç ay daha uzarsa önümüzdeki süreçte maliyetlere yansıması endişesi büyük. Çünkü maliyetlerin artması her zaman bizleri tedirgin eder. Çünkü pazar küçülür. Otomobile ulaşan insan sayısı azalacağı için bizim de o zaman satışlarımız mutlaka düşer. Henüz şu anda mart-nisan ayında bunun maliyetlere çok yüksek yansımasını yaşamadık. Çünkü genelde eldeki stoklarla yeni gelen üretimde bir paçal maliyet şeklinde yönetilir.
Ne kadar hızlı bir şekilde eldeki stoklar azalırsa, yeni gelen ürünler devreye girerse, onlar yüksek maliyetten gelirse eğer endişe ettiğimiz gibi, bu sefer ne olacak? Ortalama maliyetleriniz yükselmeye başlayacaktır. İşte o seviyeye gelmeden savaş durumu ortadan kalkarsa ne ala ama o seviyeleri görürsek önümüzdeki aylarda fiyatların yükselmesinden kaynaklı olarak maalesef ki, satış hızında düşmeler olabilir diye düşünüyorum."