Real America's Voice programında röportaj veren Trump, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İranlıları "zor müzakereciler" olarak nitelendiren Trump, taraflar arasında varılan bazı uzlaşıların İranlı yetkililer tarafından daha sonra kamuoyu önünde reddedildiğini savundu.
İran konusunda izleyebilecekleri üç yol olduğunu vurgulayan Trump, mevcut yaklaşımlarını sürdürerek müzakereler kapsamında İran üzerindeki baskının devam etmesini sağlayabileceklerini, saldırıları önemli ölçüde artırabileceklerini veya ekonomik baskıyı daha da güçlendirebileceklerini belirtti.
Trump, İran ekonomisinin "zor durumda" olduğunu, ülkede enflasyonun yüzde 300'e ulaştığını ve para birimlerinin büyük ölçüde değer kaybettiğini öne sürdü.
ABD'nin İran'ın mali kaynakları üzerinde kontrol sahibi olduğunu savunan Trump, ekonomik baskının halihazırda ABD'nin İran'a yönelik politikasının parçası olduğunu kaydetti.
Trump, "İran'ın nükleer silahlara sahip olmasını engelledim. Eğer yapmasaydım şu an nükleer silahları olacaktı ve siz de onlara 'Beyefendi' diye hitap etmek zorunda kalacaktınız." dedi.
ABD'nin mühimmat stoklarına değinen Trump, stoklarla ilgili sorun olmadığını ve mühimmat üretiminin hızla sürdüğünü belirtti.
Trump, stoklardaki azalmanın eski Başkan Joe Biden döneminde Ukrayna'ya yapılan askeri yardımlardan kaynaklandığını savunarak, "Asıl neden, Biden'ın Ukrayna'ya 300 milyar dolarlık destek sağlaması." ifadesini kullandı.
Kendi başkanlığında Ukrayna'ya sağlanan yardımlara ilişkin farklı yaklaşım benimsediklerini aktaran Trump, ABD'nin Avrupa Birliği'ne (AB) mühimmat ve savaş uçakları sattığını, AB ülkelerinin ise satın aldıkları askeri ekipmanları Ukrayna'ya gönderebildiğini söyledi.
Trump, ilk başkanlık döneminde ABD'nin mühimmat stoklarının dolu olduğunu, Biden yönetiminin ise bu stokları büyük ölçüde tükettiğini iddia ederek, "Obama da orduya hiç harcama yapmadı." dedi.