GÜNCEL

Trump-Şi görüşmesi: ABD-Çin ilişkilerinde değişmeyen dinamikler

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kürşat Korkmaz, ABD-Çin görüşmelerini ve ikili arasındaki ilişkilerin g

Muş
Trump-Şi görüşmesi: ABD-Çin ilişkilerinde değişmeyen dinamikler

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kürşat Korkmaz, ABD-Çin görüşmelerini ve ikili arasındaki ilişkilerin geleceğini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 23-25 Eylül tarihlerinde gerçekleştirdiği Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğine yönelik önemli siyasi mesajların ortaya konulduğu, devlet başkanları düzeyindeki bu yılın ikinci önemli diplomatik teması olarak öne çıkıyor. Şi Cinping ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Washington'da gerçekleştirilen görüşmelerde iki taraf açısından ilkesel bir çerçeve ortaya konulurken ABD ve Çin ilişkilerini “saygı, adalet ve karşılıklılık” temelinde yapıcı stratejik istikrar ilişkisi doğrultusunda geliştirme konusunda mutabık kalındı. Bu yaklaşım, ABD-Çin ilişkilerinde karşılıklı saygı, adalet, karşılıklılık ve stratejik ist

Tarihsel perspektiften bakıldığında ABD-Çin ilişkilerinin genel çerçevesini belirleyen kavramların, 1970’lerden Soğuk Savaş sonrası döneme kadar her iki ülkenin karar alıcılarının söylemlerinde benzer biçimlerde yer aldığı görülüyor. Bu çerçevede, ABD-Çin ilişkilerini belirleyen temel kavramların ideoloji ile ulusal çıkarların bir bileşimi olduğu değerlendiriliyor. İlişkilerdeki açılımın sağladığı temel imkan ise çıkarların örtüştüğü alanlarda işbirliğini artırmak ve mevcut anlaşmazlıkların hafifletilmesine yönelik fırsatları değerlendirmek şeklinde formüle ediliyor.

İki ülke arasındaki görüşmelerde başta ticaret, kritik mineraller, yapay zeka ve Tayvan olmak üzere ABD ile Çin arasındaki temel anlaşmazlıklar yeniden ele alındı. Nitekim Trump’ın Mayıs 2026’da gerçekleştirdiği Çin ziyaretinde de büyük ölçüde aynı konu başlıkları gündeme gelmişti. Zirveden söz konusu sorunları kapsamlı biçimde çözüme kavuşturacak bir anlaşma çıkmasa da ziyaret, Washington ve Pekin’in giderek sertleşen rekabeti doğrudan temas yoluyla yönetme ve bu rekabetin yeni bir ekonomik ya da askeri krize dönüşmesini önleme arayışını ortaya koyması bakımından önem taşıyor.

Zirvenin ardından Çin Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasında 8 başlıkta sonuç ve anlayış birliğine ulaşıldığını açıkladı. Bu sonuçlar, Çin açısından yalnızca mevcut sorunların çözümüne yönelik teknik düzenlemeler olarak değil aynı zamanda iki büyük gücün farklılıklarını yönetirken işbirliği alanlarını genişletebileceğini ortaya koyan yeni bir çerçeve olarak değerlendirilebilir. Şi-Trump görüşmesinin en önemli siyasi çıktılarından biri, daha önce iki lider tarafından ortaya konulan “yapıcı stratejik istikrar” anlayışının içeriğinin daha somut bir çerçeveye kavuşturulmasıdır.

Şi Cinping, görüşmede Çin ve ABD’nin büyük güçler olarak birbirlerinin egemenliğine, toprak bütünlüğüne, kalkınma yollarına ve temel çıkarlarına saygı göstermesi gerektiğini vurguladı. Çin Devlet Başkanı, ayrıca iki tarafın işbirliğini ilişkilerin temel unsuru haline getirmesi, rekabeti uygun sınırlar içinde tutması, farklılıkları etkin biçimde yönetmesi ve barışı koruması gerektiğini ifade etti. Bu siyasi çerçevenin yanı sıra ekonomik anlaşmaya ilişkin mevcut düzenlemelerin 10 Ocak 2027 tarihine kadar uzatılması konusunda da mutabakata varıldı.

Görüşmede hassas olmayan mallarda karşılıklı olarak 30 milyar dolarlık tarife indirimi gündeme gelirken Çin’in 2027 ve 2028 yıllarında her yıl en az 10 milyon ton Amerikan kömürü satın alması konusunda da mutabakata varıldı, Ticaret ve Yatırım Kurullarının oluşturulması kararlaştırıldı.

ABD ile Çin, yapay zeka alanında sadece ortak güvenlik riskleriyle değil aynı zamanda küresel liderlik yarışıyla da karşı karşıya geliyor. Şi, bu teknolojinin insan denetiminde kalması ve iki ülkenin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunurken Trump, yeni kısıtlamalara ve düzenlemelere sıcak bakmıyor. Zirve öncesi görüşmelerde ulusal güvenliği ilgilendiren yapay zeka krizlerinde karşılıklı bilgi akışı sağlayacak bir mekanizmanın kurulması konuşulmuş olsa da mevcut rekabet koşulları, tarafların kriz yönetimi ve güvenlik alanında sınırlı adımlar atabileceğini ve teknoloji yarışını yavaşlatacak kapsayıcı kurallarda uzlaşmalarının pek mümkün olmadığını gösteriyor.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/trump-si-gorusmesi-abd-cin-iliskilerinde-degismeyen-dinamikler

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI