Aysu DURSUN/ANTALYA, (DHA)- ANTALYA'da heykeltıraş Cem Güney Çevikbaş (50), Çanakkale'nin simgesi Truva Atı gibi Antalya’nın da tarihini temsil edecek 8-9 metre yüksekliğinde Likya Atı heykeli yapmak için çalışma başlattı. Yaklaşık 2-3 yıldır proje üzerinde çalıştığını kaydeden Çevikbaş, "Çanakkale'nin bir Truva'sı varsa neden Antalya'mızın bir Likya Atı olmasın diye düşündüm" dedi. Sanatçı, heykelin yapımına 2027 yılı başında başlamayı hedeflediklerini söyledi.
Antalya'nın tarihi ve kültürel mirasını simgeleyecek bir eser ortaya çıkarmak isteyen heykeltıraş Cem Güney Çevikbaş, Likya uygarlığından ilham alarak Likya Atı projesini geliştirdi. Çanakkale'deki Truva Atı'ndan yola çıkan Çevikbaş, Antalya'nın da kendi tarihini temsil eden anıtsal bir heykele sahip olmasını amaçlıyor. Yaklaşık 8-9 metre yüksekliğinde tasarlanan heykelin ön çalışmasını Uluslararası Kaleiçi Old Town Festivali'nde sergileyen sanatçı, 4 gün boyunca ziyaretçilere eserin yapım aşamalarını gösterdi.
'BU TOPRAKLARDA YAŞIYORUZ, BURADAN BESLENİYORUZ'
Likya Atı fikrinin yaklaşık 2-3 yıl önce ortaya çıktığını belirten Çevikbaş, "Hikaye, 'Çanakkale'nin bir Truva'sı varsa neden Antalya'mızın bir Likya atı olmasın' düşüncesiyle ortaya çıktı. Dolayısıyla bu topraklarda yaşıyoruz, buradan besleniyoruz, Likya coğrafyasındayız" dedi. Büyük heykeli hayata geçirmeden önce ön çalışmalar yaptığını anlatan Çevikbaş, "Festival dolayısıyla buradayım. 4 gün boyunca bu heykelin aşamalarını vatandaşlara gösterdim. Festival sonrasında daha büyüğünü yapmak için hazırlıklara başlayacağız" diye konuştu.
'LİKYALILAR ATLARINI HAYATLARININ HER ALANINDA TEMSİL ETTİ'
Likya uygarlığı üzerine yaptığı araştırmalarda at figürünün öneminden etkilendiğini söyleyen Çevikbaş, "Bütün uygarlıklarda at önemli bir faktör, semboldür. Likya uygarlığını okumaya başladığım zaman, özellikle Antalya Müzesi'ndeki incelemelerimde, Likya döneminde atların hayatın kendisini temsil ettiğini gördüm" diye konuştu. Likya dönemine ait mezar taşlarında, stellerde ve sikkelerde at figürlerine rastlandığını belirten Çevikbaş, "Baktığınız zaman bütün mezarlarda krallar kendilerini değil, atlarını temsil ettirmiş. Bütün sikkelerin üzerinde, yaşamlarının her alanında, stellerde, mezar taşlarında atları görüyoruz" dedi.
'BU HİKAYE BENİ ÇOK ETKİLEMİŞTİ'
Atların Likya uygarlığındaki yerini coğrafi koşullarla açıklayan Çevikbaş, "Toros coğrafyası zorlu bir coğrafya ve bu coğrafyayı aşabilecek en iyi hayvanlar at. Bütün savaşlar, göçler, ticaretler hep bu canlı üzerinde gerçekleşmiş. Dolayısıyla Likyalılar öldüklerinde atlarıyla birlikte gömülmeyi istemişler. Bu hikaye beni çok etkilemişti. Bu coğrafyada yaşayan bir sanatçı olarak buradan beslenmeyi uygun gördüm ve atlar benim temel sembolüm oldu" diye konuştu.
'2027'NİN BAŞINDA TEMELLERİNİ ATACAĞIZ'
Likya Atı heykelinin daha önce de gündeme geldiğini belirten Çevikbaş, geçen yıl Kültür Yolu Festivali'nde benzer bir at heykeli yaptığını anlattı. Çevikbaş, “Geçen sene daha benzeri bir atı yaptığım zaman sayın valimiz, 'Neden böyle bir şey olmasın? Likya Yolu başlangıç noktasında bir sembol heykel olarak başlayalım' dendi. Daha sonra İl Kültür Müdürümüz de destek verdi. Onlarla birlikte ön hazırlık yaptık" dedi. Festivalde sergilenen çalışmanın büyük heykel öncesinde somut bir örnek oluşturduğunu ifade eden Çevikbaş, "Daha somut bir şey görmek adına festival bahanemiz oldu. Burada bir şeyler ortaya çıkardık. Sonrasında tekrar üzerine konuşabileceğimiz birkaç maket, ölçekli iş hazırlayacağı