Selimiye Meydanı'ndaki program Selimiye Camisi müezzini Ozan Ceco'nun Kur'an tilaveti ve vaiz Ömer Doğan'ın şehitlere ettiği dua ile başladı.
Daha sonra kürsüye çıkan Edirne Valisi Yunus Sezer, 113 yıl önce yazılan büyük destanın önünde saygıyla eğilmek için toplanıldığını söyledi.
Balkan Savaşları'nın Türk tarihinin en ağır imtihanlarından biri olduğunun altını çizen Sezer, "Balkan Harbi yokluğa karşı direnişin, açlığa karşı sabrın, umutsuzluğa karşı imanın sınandığı mukaddes bir direniş ve bir varoluş mücadelesidir." dedi.
Vali Sezer, "Osmanlı'nın ikinci başkenti, Sinan'ın mührü, Türkün Avrupa'daki asil yüzü, şehirlerin sultanı" olarak nitelediği Edirne'nin 1913 yılında boynunun büküldüğü tüm yurdun bağrına kor ateş düştüğünü ifade etti.
Edirne'yi kahraman silah arkadaşlarıyla Mehmet Şükrü Paşa'nın yokluklar içinde onurluca 155 gün savunduğunu anımsatan Vali Sezer, şunları kaydetti:
"113 yıl öncesine o dondurucu ve o kapkaranlık kışa gittiğimiz zaman 155 gün boyunca dünyayla bağı koparılmış, dört bir yanı ateş çemberi içerisine alınmış, üzerinde binlerce merminin yağdığı ama yine de eğilmeyen bir şehirden bahsediyoruz. Dışarıda amansız bir düşman, içeride ise ondan acımasız olan açlık, hastalık ve kimsesizlik. Öyle çaresizlik ki bu ekmek bitmiş, ilaç bitmiş, mühimmat tükenme noktasına gelmiş.
İşte tam o noktada tarihin akışına göğüs geren imkansızlığı lügatinden silen bir isim Mehmet Şükrü Paşa ve kahraman silah arkadaşları ve kahraman bir şehir. Şükrü Paşa ve kahraman askerlerinin bize bıraktığı vasiyeti gençlere ben de hatırlatmak istiyorum. Vatan imkansızlıklar içinde bile terk edilmeyecek kadar kutsaldır. Edirne müdafi Mehmet Şükrü Paşa olmak üzere memleketin her karışında toprağını kanlarıyla sulayan tüm aziz şehitlerimizi, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz arkadaşlarını sonsuz bir saygıyla selamlıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun."
Fotoğraf: Hakan Mehmet Şahin/AA
Sezer, 1913 yılında eksikliği hissedilen ne varsa bugün Türk mühendislerinin zekası, Türk işçiliğinin alın teriyle ortaya konduğunu vurguladı.
Dünyanın yeniden uçuruma sürüklendiği, etrafın ateş çemberince sarıldığı, güçlünün zayıfı hiçbir kural tanımadan ezdiği büyük bir sınavdan geçildiğine işaret eden Sezer, "Bugün yaşadıklarımızdan ders çıkartarak vatanımıza, bayrağımıza ve bizleri her zaman onurlandıran ordumuza yürekten sahip çıkmamız gerektiğini bir kere daha hatırlamamız gerekiyor." dedi.