Türkiye’nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan moderatörlüğünde gerçekleştirilen konferansta, iki ülke arasındaki tarihî, kültürel ve askeri ilişkiler ele alındı.
Konferansta konuşan Afyoncu, Türkiye’de tarihin geniş kitlelere sevdirilmesinde sade ve anlaşılır anlatımın etkili olduğunu belirterek, merhum İlber Ortaylı ve Murat Bardakçı ile birlikte yürüttükleri çalışmaların bu sürece katkı sağladığını ifade etti.
Afyoncu, "Tarih, herkesin anlayabileceği şekilde anlatıldığında ilgi görür. Monoton ve ezbere dayalı anlatım ise insanları uzaklaştırır." dedi.
Afyoncu, Tunus’un tarih boyunca stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, Osmanlı İmparatorluğu’nun 16. yüzyılda bölgeye müdahalesinin Kuzey Afrika’nın kaderini değiştirdiğini söyledi.
Barbaros Hayreddin Paşa, Turgut Reis ve Kılıç Ali Paşa gibi denizcilerin faaliyetlerine değinen Afyoncu, Tunus’un 1534, 1569 ve 1574 yıllarında üç kez fethedildiğini hatırlattı.
Osmanlı’nın bölgedeki yerel unsurlarla işbirliği yaptığını belirten Afyoncu, "Bu işbirliği sayesinde Kuzey Afrika’nın Endülüs gibi bir kader yaşamasının önüne geçildi." ifadelerini kullandı.
Güncel gelişmelere de değinen Afyoncu, dünyanın yeni bir jeopolitik belirsizlik dönemine girdiğini belirterek, "Dünya büyük bir kaosa doğru gidiyor. Bu süreçte dost ve kardeş ülkelerin birlikte hareket etmesi hayati önem taşıyor." dedi.
Afyoncu, ortak kültür havzasındaki ülkelerin birlikte hareket etmemesi halinde büyük risklerle karşılaşabileceğini ifade etti.
Milli Savunma Üniversitesi bünyesinde çok sayıda dost ve kardeş ülkeden öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Afyoncu, Tunus’un da bu ülkeler arasında yer aldığını söyledi.
Afyoncu, "Yaklaşık 50 ülkeden gelen askeri öğrencilerimiz var. Bu işbirliği, ordular arasında ortak bir dil ve anlayış oluşmasına katkı sağlıyor." dedi.