Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, geleneksel fuarlarda yaşanan yoğunluk, sınırlı görüşme süresi ve doğru alıcılara ulaşmada karşılaşılan güçlükleri aşmak amacıyla çalışma başlattı.
Öncelikle hedef ülkelerde faaliyet gösteren profesyonel alıcılar belirleniyor. Yerel iş ortakları ve tanıtım şirketleri aracılığıyla oluşturulan alıcı listeleri sektör temsilcilerince değerlendiriliyor ve daha sonra uygun firmalarla eşleştirme yapılıyor.
Ardından hedef ülkelerde seçilen otellerde organizasyonlar gerçekleştiriliyor. Otellerin balo ve konferans salonları geçici showroomlara dönüştürülüyor. Türk firmaları burada ürünlerini burada sergiliyor. Davet edilen alıcılar ise üreticilerle bire bir görüşmeler yaparak ürünleri yakından inceleme fırsatı buluyor.
Organizasyonlarda ticari görüşmelerin yanı sıra Türk kahvesi ve geleneksel ikramlarla Türkiye'nin kültürel tanıtımına da yer veriliyor. Böylece sektör temsilcileri hem ürünlerini tanıtıyor hem de alıcılarla daha yakın iletişim kurabiliyor.
Birliğin yönetim kurulu başkanı Halil Gündoğdu, AA muhabirine, Türk ürünlerini dünya pazarlarında tanıtmak amacıyla farklı pazarlama yöntemlerine başvurduklarını söyledi.
Bu kapsamda son yıllarda "otel fuarcılığı" modelini uyguladıklarını ifade eden Gündoğdu, "Gerçekten inanılmaz kaliteli ürün ortaya koyan ve hızlı servis verebilen bir sektöre sahibiz. Dolayısıyla sektörü ve ürünlerini daha iyi tanıtmamız gerekiyor. Biz çok kaliteli ürünler üretebiliyoruz ama burada dünyadaki büyük alıcılar bunun farkında olmayabiliyor. Biz bu farkındalığı en iyi şekilde otel fuarcılığı ve ikili görüşme ile açmayı hedefliyoruz." dedi.
Gündoğdu, bu pazarlama yönteminde ilk öncelikle hedef ülkede faaliyet gösteren firmaları belirlediklerini ve onlarla iletişime geçtiklerini dile getirdi.
Daha sonra firmaları otelde düzenledikleri organizasyona davet ettiklerini anlatan Gündoğdu, şunları kaydetti:
"Müşterilerimizi otelde Türk geleneksel misafirperverliği ile karşılıyoruz. Bu onlar için de bizler için de çok değerli. Öncelikle ülkemizi tanıtmamız lazım. Ülke imajının sektör imajından daha önemli olduğuna inanıyoruz. Önce ülkemizin o misafirperverliğini firmalara gösteriyoruz. Türk kahvesi ve geleneksel lezzetleri gibi her şeyi tattırdıktan sonra ihracatçımızın ürünlerini teşhir ettiği salona davet edip orada ticaret yapmak isteyen firmayı bir araya getirmiş oluyoruz. Büyük balo veya konferans salonlarını bir nevi bir showroom havasına sokuyoruz. Burada genelde biz 15-20 civarı firmayı götürüyoruz ve karşılığında da en azından 35-40 profesyonel alıcıyı getirmiş oluyoruz."
Gündoğdu, modeli ilk kez 3 yıl önce Kazakistan'da düzenlemeye başladıklarını, geçen yıl ise Yunanistan'ın Atina şehrinde uyguladıklarını kaydetti.