AA muhabirinin "Dünya İlk Yardım Günü" dolayısıyla Türk Kızılaydan edindiği bilgilere göre el kitabıyla, psikolojik ilk yardım bilgisinin ruh sağlığı uzmanlarının yanı sıra gönüllüler, ilk müdahaleciler ve toplumun geniş kesimlerine ulaştırılması amaçlanıyor.
Depremler, seller, yangınlar ve salgınlar gibi olayların maddi kayıpların ötesinde bireylerin ruh sağlığını da derinden etkileyebildiğine dikkati çeken Türk Kızılay, bu etkileri en aza indirmek için erken dönemde verilecek desteğin önemini vurguluyor.
El kitabı, Türk Kızılayın Psikolojik İlk Yardım (PİY) eğitim serisindeki Katılımcı El Kitabı'nın temel bilgilerini kısa ve anlaşılır biçimde bir araya getiriyor.
Kızılhaç ve Kızılay Hareketi Ruh Sağlığı ve Psikososyal Destek Merkezinin (MHPSS Hub) rehberleri referans alınarak hazırlanan kitapta Türkiye'de yaşanan olay türlerine ve kültürel yapıya uygun örneklere yer veriliyor.
Kitap, psikolojik ilk yardımı, kriz ya da acil durumdan etkilenen kişilerin sakinleşmelerine, kendilerini güvende hissetmelerine ve daha fazla zarar görmeden durumla baş edebilmelerine yardımcı destek yöntemi olarak tanımlıyor.
Uygulama, "İzle, Dinle, Bağ Kur" olmak üzere üç temel basamağa dayanıyor.
"İzle" aşamasında kriz ortamı, güvenlik riskleri ve acil ihtiyaçlar gözlemleniyor. "Dinle" aşamasında etkilenen kişilerle yargılamadan iletişim kuruluyor ve ihtiyaçları belirleniyor. "Bağ Kur" aşamasında da kişiler, sosyal destek kaynaklarına, doğru bilgiye ve ihtiyaç duydukları hizmetlere yönlendiriliyor. Her basamak için uygulayıcıya yol gösteren rehber sorular, vaka örnekleriyle somut hale getiriliyor.
Kitapta psikolojik ilk yardımın ne olduğu kadar ne olmadığı da açıkça ortaya konuluyor.
Buna göre PİY, ayrıntılı terapi ya da tedavi yöntemi değil bireyin kendini güvende ve yargılanmadan ifade edebileceği alan sunan, acil ihtiyaçlarına odaklanan, kendi baş etme yöntemlerini kullanmasını ve sosyal destek kaynaklarından yararlanmasını teşvik eden destekleyici ve koruyucu yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Uygulayıcıların olayın ayrıntılarını sorgulamaması, kişileri duygularını paylaşmaya zorlamaması ve gerçekçi olmayan vaatlerde bulunmaması gerektiği vurgulanıyor.