GÜNCEL

Türk savunma sanayisinin ulaştığı potansiyel SAHA'daydı

Savunma analisti Arda Mevlütoğlu, SAHA 2026'nın ortaya koyduğu teknolojik dönüşümü, üretim kapasitesini ve ihracat vizyonunu AA Analiz için kaleme aldı. *** SAH

İstanbul
Türk savunma sanayisinin ulaştığı potansiyel SAHA'daydı

Savunma analisti Arda Mevlütoğlu, SAHA 2026'nın ortaya koyduğu teknolojik dönüşümü, üretim kapasitesini ve ihracat vizyonunu AA Analiz için kaleme aldı.

***

SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da düzenlendi. Fuara 1700’den fazla firma ile yaklaşık 120 ülkeden 200 binden fazla ziyaretçi katıldı. SAHA İstanbul Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi tarafından düzenlenen ve her yıl gerçekleştirilen fuar, bu yıl özellikle Türk savunma sanayisi sektörünün ürün ve çözüm portföyünün genişlemesi, hızla değişen ihtiyaçlara yanıt verme kapasitesi ve ihracat atılımıyla dikkati çekti.

Fuarda dikkati çeken bir özellik, birden fazla ürün ve sistemin bileşiminden meydana gelen tümleşik (entegre) çözümlerin yaygınlaşmasıydı. Milli Muharip Uçak (MMU) KAAN ve Çelik Kubbe’nin ana bileşenlerinden olan SİPER hava savunma sisteminin yanı sıra ASELSAN FULMAR radarı, Baykar ve Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) ortaklığında geliştirilen Azak E5, Meteksan Savunma'nın Milli Sentetik Açıklıklı Sonar (MİLSAS) sistemi gibi pek çok platformdan bağımsız sistemle yeni bir kabiliyet seti sergilendi. Sektör, hava savunma sistemleri, elektronik harp çözümleri, radarlar, elektro-optik sistemler, taktik veri bağları ve akıllı mühimmatları artık birbirinden bağımsız ürünler olarak değil, müşterek ha

2022’den bu yana devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı ve 2023’ten bu yana Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar, son olarak ABD/İsrail-İran Savaşı ile birlikte başta insansız ve otonom sistemler ve yapay zeka olmak üzere ileri teknolojilerin savaş alanındaki uygulama ve etkilerine dair geniş kapsamlı değişim ve dönüşümleri tetiklemiş durumda. Savaşın doğasının değişimine dair literatürde yoğun bir tartışmaya paralel olarak, orduların, güvenlik güçleri ve istihbarat servislerinin ihtiyaçları da neredeyse günlük bazda değişiyor, proje ve tedarik öncelikleri sürekli güncelleniyor.

Bu akışkanlığın en somut yansıması kuşkusuz FPV (first person view) tipi başta olmak üzere dronlar ve dronsavar sistemler. SAHA 2026’da, Türk savunma sanayisinin bu alanlara yönelik yenilikçi çözüm ve ürün geliştirme çabalarının ne kadar ileri seviyede olduğunu gözlemlemek mümkündü. Türkiye’de son kullanıcı kurumların sektörün sunduğu ürün ve çözümleri sahada, gerçek operasyonel koşullarda deneme ve geri bildirimde bulunma deneyiminin, sektörün ürün geliştirme süreçlerine pozitif etkisi görülmekteydi.

Son yıllardaki savaş ve çatışmalar, savunma endüstrisinin üretim performansı ile tedarik zincirinin dayanıklılığının fiilen savaşma kabiliyetini doğrudan etkilediğini de ortaya koydu.

Ne kadar ileri teknoloji içerse de yeterli adetlerde üretilemeyen ve idame edilemeyen ürün ve silahların bir etkilerinin olmadıkları görüldü. Mühimmat ve dron başta olmak üzere seri üretim kapasitesini hızla geliştiren Türkiye’nin, bu bakımdan kapasite açığını hızla gidermeye çalışan Avrupa için ideal bir partner olabileceğini iddia etmek mümkün. Nitekim MKE, ASELSAN, ROKETSAN ve Arca Savunma’nın fuarda imzaladıkları sözleşmelerle açıkladıkları rakamlar, bu potansiyelin göstergesiydi.

SAHA 2026’nın üçüncü boyutu, Türk savunma sanayisinin ihracat merkezli büyüme aşamasına geçişini görünür kılmasıydı. Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının 2025’te 10 milyar dolar eşiğini aşarak yaklaşık yüzde 48 oranında artması, sektörün artık iç talebe dayalı büyüme modelinin ötesine geçtiğini göstermekte. 2026’nın ilk aylarında da ivmesi süren ihracat, Ocak 2026’da yıllık bazda yüzde 44,2 artarak 555,3 milyon dolara ulaştı.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/turk-savunma-sanayisinin-ulastigi-potansiyel-sahadaydi

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI