GÜNCEL

Türk şiirinin serbest şiirde devleşen ismi: Nazım Hikmet Ran

"Yaşamak şakaya gelmez, / büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın / bir sincap gibi mesela, yani, / yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, / yani bütün

Aydın
Türk şiirinin serbest şiirde devleşen ismi: Nazım Hikmet Ran

"Yaşamak şakaya gelmez, / büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın / bir sincap gibi mesela, yani, / yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, / yani bütün işin gücün yaşamak olacak." dizelerinin de aralarında olduğu birçok unutulmaz şiiri Türk edebiyatına miras bırakan usta şair Nazım Hikmet Ran'ın vefatının üzerinden 63 yıl geçti.

Usta şair Ran, ressam Ayşe Celile Hanım ile Süreyya Paşa sinemasının müdürlüğünü yapan ve Osmanlıca- Fransızca bir sinema dergisi çıkaran Hikmet Bey'in oğlu olarak kimi kaynaklara göre Ocak 1902'de, kimi kaynaklara göre ise Kasım 1901'de Selanik'te doğdu.

Asıl adı Mehmet Nazım olan şair, ilkokulu Göztepe Taş Mektep'te okudu, ardından Mekteb-i Sultani'nin hazırlık sınıfına yazıldı.

Nazım Hikmet Ran, ailesinin yaşadığı ekonomik sıkıntı nedeniyle bir yıl sonra okuldan alınarak, Nişantaşı Sultanisi'ne kaydedildi.

İlk şiiri "Feryad-ı Vatan"ı 3 Temmuz 1913'te kaleme alan unutulmaz şair, denizciler için yazdığı "Bir Bahriyelinin Ağzından" şiirinden etkilenen Bahriye Nazırı Cemal Paşa'nın desteğiyle 1917'de girdiği Heybeliada Bahriye Mektebi'ni 1919'da bitirdi.

Eşi Vera Tulyakova'nın kızı Anna Stepanova, verdiği bir röportajda, 1961'de henüz 9 yaşındayken tanıştıklarını belirterek, "Çok uzun olduğunu hatırlıyorum. Çok hoş ve mutlu. Çok güzel kokuyordu. Çok iyi bir parfümü vardı. Benimle çok nazik bir şekilde, kırık bir Rusçayla konuşurdu. Tabii ki memlekette kalan oğlu Memet'i özlüyordu." sözleriyle tanışmalarını anlatmıştı.

Ran'ın manevi kızı da olan Stepanova, "Türkiye hakkında çok şey yazdı. Özlemiyle ilgili birçok şiir... Hasret kelimesi, onun Sovyet sürgününden kalma şiirlerindeki en önemli kelimelerden biridir." ifadelerini kullanmıştı.

Azerbaycanlı şair, yazar ve çevirmen Resul Rıza'nın oğlu Anar Rıza, TRT'de yayınlanan bir konuşmasında, babası ile çok yakın arkadaş olduklarını belirterek, şunları söylemişti:

"Nazım'ın babam hakkında 3 makalesi çıkmıştı, Moskova ve Azerbaycan basınında. Babamın da onun hakkında birkaç makalesi ve birçok şiiri var. Ruh yapısı itibarıyla birbirine çok yakın insanlardı. Babam Azerbaycan'da serbest şiirin en büyük temsilcisiydi. Türkiye'de Nazım en çok solculuğun, komünizmin simgesi gibi algılanır, Azerbaycan'da ise Türkçülüğün simgesi gibidir. O zaman Azerbaycan'da Türkiye'nin sesini duyuran tek insan Nazım'dı.

Ben o zaman üniversitede öğrenciydim. Üniversitede Nazım konuştu ve dedi ki 'Ben Türküm, siz de Türksünüz. Dilimiz bir, ruhumuz bir, milletimiz bir.' Bu sözleri o zaman Azerbaycan'da demek yasaktı. Biz kendimize Türk diyemiyorduk ama bunu Nazım dedi ve Nazım'ın Azerbaycan'da milli şuurun uyanışında çok büyük etkisi oldu."

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/turk-siirinin-serbest-siirde-devlesen-ismi-nazim-hikmet-ran

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI