Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından 4 Eylül 1919'da gerçekleştirilen Sivas Kongresi'ne ev sahipliği yapan, "manda ve himaye" fikrinin reddedilerek ulusal bağımsızlık düşüncesinin benimsendiği, ulusal kurtuluş mücadelesine ışık tutacak kararların alındığı ve 108 gün Milli Mücadele'nin merkezi olan Sivas, tarihi kongrenin 107. yıl dönümünde coşkulu günlere tanıklık ediyor.
Kongrenin yıl dönümü dolayısıyla 31 Ağustos'ta başlayan kutlamalar çeşitli etkinliklerle devam ediyor.
Kutlamalar kapsamında Atatürk'ün Sivas'a gelişi dün temsili olarak canlandırılırken, bugün de halk oyunları gösterisi yapılacak.
Kongrenin yapıldığı Atatürk Kongre Müzesi bahçesinde "Selçuklu'dan Cumhuriyet'e Milli İrade" temalı kıyafet defilesi ile Misak-ı Milli Halısı Kesim Töreni gerçekleştirilecek.
Kentte 4 Eylül'de Atatürk Anıtı'na çelenk sunulacak, Atatürk ve Kongre Müzesi'nde Sivas Kongresi temsili olarak canlandırılacak ve helikopter gösterisi yapılacak.
Kutlamalar kapsamında Sivas 10. Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı açılacak. Kortej programı ve mehteran konserinin ardından Halk Dansları Topluluğu gösterisi gerçekleştirilecek. Akşam saatlerinde ise konser programı düzenlenecek.
Sivas Kongresi kutlamaları, 5 Eylül'de yapılacak Muhsin Yazıcıoğlu Karakucak Türkiye Şampiyonası'yla sona erecek.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü Öğretim Görevlisi Serap Bozpolat Ayan, AA muhabirine, Sivas Kongresi'ni anlatmaya kitapların yetmeyeceğini söyledi.
Sivas Kongresi'nin Türk milletinin "teslim olmayacağım" çağrısını yaptığı bir kongre olduğunu vurgulayan Ayan, "Sivas Kongresi'nde karşımızda duran tek somut seçenek manda ve himaye gibi görünüyor ama Türk esiri yaşamaz, himaye, sömürgecilik bizim için asla bir seçenek olamaz. O yüzden Sivas Kongresi ya istiklal ya ölüm seçeneklerini sunuyor. Yani manda ve himaye bizim için ölümden bile beter ve bizim için bir seçenek değil. Türk'ün var olabilmesi ancak bağımsızlıkla mümkün olabilecektir." diye konuştu.
Ayan, Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk'ün karakterinin hürriyet ve bağımsızlık olduğuna vurgu yaptığını anımsatarak, "İşgalin altındayız, bayrağımız, toprak bütünlüğümüz, bağımsızlığımız tehlikede ve adeta devletsiz kalmış bir durumdayız. Ciddi anlamda galip devletlerin müdahalesi altındayız. Artık kaderimize onların hükmetmek istediği bir sürecin içerisine girmiş durumdayız. Böyle bir ortamda önümüzde bir yol var gibi ama kapkaranlık, yolumuzu göremediğimiz bir süreç yaşıyoruz. Mustafa Kemal'in rolü de aslında bu yolu aydınlatmak oluyor. Sivas Kongresi de bunun en önemli ayaklarından birisi, bir bakıma başlangıcı oluyor." ifadelerini kullandı.