Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından hazırlanan Türkiye Rüzgar Enerjisi Sanayisi Envanter Araştırması, rüzgar sanayisinin büyüme potansiyelini ortaya koydu.
Araştırmaya göre, sektörün yaklaşık yüzde 70'i gelecek 3 yıl içinde yeni yatırım yapmayı planlarken, bu dönemde istihdamını artırmayı planlayanların oranı ise yaklaşık yüzde 74 oldu.
Bu kapsamda, kapasite artışı yatırımları öne çıkarken, Türkiye'nin farklı rüzgar türbini bileşenleri ve ekipmanlarında geniş bir üretim altyapısına sahip olduğu görüldü.
Türkiye'de rüzgar enerjisine yönelik üretim, ana türbin bileşenlerinden daha özel ekipmanlara kadar geniş bir alana yayılıyor. Kule ve kule iç aksamı en yaygın üretim alanı olarak öne çıkarken, kanat ve alt aksamları, temel komponentler, jeneratör ve güç elektroniği de önemli üretim kalemleri arasında yer alıyor.
Elektrik ve mekanik sistemlerin yanı sıra farklı özel komponentlerin de Türkiye'de üretilmesi, sektörün geniş bir tedarik ağına sahip olduğunu gösteriyor.
Türkiye Rüzgar Enerjisi Sanayisi Envanter Araştırması, sektörün uluslararası pazarlardaki konumuna ilişkin de önemli veriler sundu.
Araştırmaya göre, Almanya, İspanya, Portekiz ve Fransa başlıca ihracat pazarları arasında yer alırken, Çin de Avrupa dışındaki önemli pazarlar arasında öne çıkıyor. Türkiye'nin özellikle Avrupa rüzgar enerjisi tedarik zincirleriyle güçlü ticari bağlantıları bulunuyor.
Araştırmada yer alan finansal veriler ve dış ticaret verileri de sektörün farklı ölçeklerdeki şirketlerden oluşan ve uluslararası pazarlara entegre bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
Katılımcıların yüzde 52'si rüzgar enerjisi faaliyetlerinden elde ettiği ciro bakımından 500 milyon liranın altında, yüzde 39'u 1 milyar lira ve üzerindeki ciro gruplarında bulunuyor.
İhracat tarafında ise katılımcıların yüzde 74'ü 500 milyon liranın altında ihracat geliri bildirirken, yüzde 26'lık kesim 1 milyar lira ile 5 milyar lira arasında ihracat geliri elde ediyor.