Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yönetmelik kapsamında düşük karbonlu ekonomiye geçişi kolaylaştırmak ve Avrupa Birliği'nin iklim değişikliği standartları ile politikalarına uyum sağlamak amacıyla ulusal bir yeşil taksonomi mevzuatı hazırlandı.
Böylelikle Türkiye Yeşil Taksonomisi hangi yatırımların çevresel açıdan sürdürülebilir olduğunu belirlemede yol gösterici olacak.
Yönetmelik, sanayicilerin uluslararası yeşil finansmandan daha fazla pay alabilmesine olanak sağlarken piyasada şeffaflığı artırarak "yeşile boyama" (greenwashing) riskini engelleyen ortak bir dil ve değerlendirme kriterleri sunacak.
Yönetmelik kapsamında ekonomik faaliyetler için sera gazı emisyonlarının azaltımı, iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü, biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ile restorasyonu olmak üzere 6 çevresel hedef belirlendi.
Yönetmeliğe göre bir ekonomik faaliyetin "Yeşil Taksonomiye Uyumlu" olarak nitelendirilebilmesi için 3 şartı eş zamanlı sağlaması gerekecek.
Bu şartlar ise "Önemli Katkı", "Önemli Zarar Vermeme" ve "Asgari Sosyal Koruma" olarak başlıklandırıldı.
"Önemli Katkı" ilkesine göre, yönetmelikte belirlenen 6 çevresel hedeften en az birine önemli ölçüde katkı sağlanması, "Önemli Zarar Vermeme" ilkesine göre diğer çevresel hedeflerin hiçbirine önemli ölçüde zarar verilmemesi, "Asgari Sosyal Koruma" ilkesine göre ise asgari sosyal koruma önlemlerine ve standartlarına tam uyum sağlanması gerekiyor.
Yönetmelik kapsamında hazırlanan teknik tarama kriterleri 16 sektör ve 137 ekonomik faaliyetten oluşuyor.
AB Taksonomisi'nde yer alan ekonomik faaliyetlerle başlanan sürece, Türkiye'nin yapısı gereği kritik önem taşıyan tarım ve turizm sektörleri de dahil edildi.
İlerleyen aşamalarda eklenecek sektör ve ekonomik faaliyetler, Teknik Uzman Grubu ve Türkiye Taksonomi Komitesi çalışmalarıyla belirlenecek.