Orta Doğu'da süregelen jeopolitik gelişmeler dünya ekonomilerini etkilemeye devam ediyor. Bölgede kalıcı bir barışın tesis edilebileceğine ilişkin umut veren haberlerle gelişmekte olan ülke risk primleri gerileme eğilimine girdi.
ABD hükümetinin, İran ile yaşanan çatışmalar sırasında tahliye edilen bazı büyükelçiliklerine diplomatlarını geri göndermeye hazırlandığının öne sürülmesi ve arabulucu ülkelerin taraflar arasındaki müzakerelerin yeniden başlayabileceğine ilişkin açıklamaları, olası bir anlaşmaya yönelik iyimserliği artırdı.
Orta Doğu'da ABD ile İran arasında bir süredir kesilen diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine ilişkin beklentiler bölgede jeopolitik risk algısının azalmasına katkı verdi.
Söz konusu gelişmeler, enerji tedarikine ilişkin endişeleri azaltırken petrol fiyatları yaklaşık son bir ayın en sert günlük düşüşünü kaydetti. Petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon endişelerini hafifletmesiyle ABD tahvil faizlerinde de düşüş yaşandı.
Ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı dün yüzde 3,9 azalışla 88,6 dolara gerilerken ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yaklaşık 7 baz puan düşüşle yüzde 4,63'e indi.
Orta Doğu'daki tansiyona ilişkin olumlu gelişmelerle petrol fiyatlarındaki gerileme bu eğilime destek verirken yurt içinde atılan adımlar da risk priminin gerilemesine katkı sağladı.
Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Orta Doğu'da jeopolitik risklerin azalabileceği beklentileri ve yurt içinde likidite yönetimine ilişkin atılan adımların etkisiyle 217 baz puana inerek 18 Şubat'tan bu yana 6,5 ayın en düşük seviyesine geriledi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) pazar günü 1 Mart 2026'da ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verildiğini bildirdi. Karar, TCMB'nin Türk lirası likidite yönetimi çerçevesinde alındı.
Orta Doğu'da 28 Şubat'ta başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı sonrasında finansal piyasalarda artan oynaklığın ekonomik etkilerini sınırlamak ve olası piyasa dalgalanmalarını hafifletmek amacıyla TCMB, mart ayında bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermişti. Bu süreçte bankaların likidite ihtiyacı ağırlıklı olarak yüzde 40'lık gecelik borç verme faiz oranı üzerinden karşılanıyordu.
Olağan dışı piyasa koşullarında bankanın daha sıkı ve kontrollü bir fonlama stratejisine geçtiğine işaret eden bu uygulama pazar günü alınan kararla sona erdi.