İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yürütülen çalışmayla platformların "denizde asılı kalmasını" sağlamak üzere "akıllı bir sabitleyici" teknolojisi geliştirildi.
Geleneksel yöntemde gemiyi sabitlemek için zincir ve çapalar kullanılıyor. Açıkta veya geminin sürekli yer değiştirmesi gereken durumlarda ise çapa atmak hem imkansız hem de operasyonel zorluklar barındırıyor. Dinamik Konumlandırma Sistemi ise adeta "görünmez bir demir atarak" çapa kullanmadan gemiye kendi motorlarıyla olduğu yerde çakılı kalma yeteneği kazandırıyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Ömer Kemal Kınacı, Deniz Araçlarına Dinamik Konumlandırma Sisteminin Kazandırılması Projesi kapsamında yürüttükleri çalışmaya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Çoğunlukla karada rüzgarın büyük cisimleri sürüklemesine pek tanık olunmadığını, afet seviyesinde bir fırtına yaşanmadığı sürece rüzgarın araçları yerinden oynatamadığını ifade eden Kınacı, ancak bir geminin, açık denizde bırakıldığı andan itibaren normal günde dahi sürüklenmeye başladığını söyledi.
Limanda gemiyi babalara bağlayarak yerinde tutabilirken açık ve derin denizde gemiyi sabitleyecek bir kara parçası bulmanın mümkün olmayabileceğini anlatan Kınacı, şöyle konuştu:
"Buna karşın derin denizde sondaj yapılması gereken durumlarda gemi eğer yerinde durmazsa deniz tabanını kazacak sondaj ünitesi kırılır. Bu sebeple, sağlıklı bir operasyon yürütebilmek için, herhangi bir dış etki sebebiyle geminin konumunu kaybetmiyor olması gerekir. Dinamik Konumlandırma Sistemlerine işte tam bu noktada ihtiyaç duyulur. Dinamik Konumlandırma Sistemi, bir geminin rüzgara, akıntı ve dalga gibi dış etkilere rağmen çapa kullanmadan bulunduğu konumu ve yönü otomatik olarak korumasını sağlayan gelişmiş bir kontrol sistemidir. Hassas ve riskli deniz operasyonlarında güvenlik, doğruluk ve operasyon sürekliliği açısından kritik öneme sahiptir."
Sistemin klasik bir otopilot veya akıllı sürüş asistanından çok daha gelişmiş olduğunu vurgulayan Kınacı, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Otopilot bir geminin rotasını düz tutmaya yarar. Akıllı sürüş asistanı ise daha çok otomotivde kullanılan bir terim olup denizcilikteki karşılığı gemi otomasyon ve seyir sistemleridir. Bu sistemler genellikle kaptana tavsiye niteliği taşımaktadır. Dinamik Konumlandırma Sistemleri ise aktif hale getirildiği andan itibaren kaptandan herhangi bir komut beklemeden gemiyi olduğu yere sabitler. Bu işi sistemin içinde bulunan çoklu sensör ve eyleyiciler aracılığıyla yapar. Dış etkileri tespit eder, geminin konum ve rotasındaki sapmayı ölçer ve buna göre pervane, dümen ve iticilerini çalıştırarak geminin konumunu korumasını sağlar."
Kınacı, Dinamik Konumlandırma Sistemi ihtiyacının uzun yıllardır yüksek maliyetli, kapalı ve ithal çözümlerle karşılandığını belirtti.
2010’lu yıllarda bir savunma sanayisi şirketi bu sistemi geliştirerek yerlileştirmek için yola çıksa da projenin ekonomik nedenlerle rafa kaldırıldığını dile getiren Kınacı, İTÜ'nün işi üzerine alarak çalışmaları aralıklarla sürdürdüğünü, 2023 yılında dönemin TPAO Genel Müdürü Melih Han Bilgin’in desteğiyle projeye dönüştüğünü, o dönem TP-OTC Genel Müdür Yardımcısı olan TPAO Genel Müdürü Cem Erdem'in katkılarıyla da bugüne gelindiğini bildirdi.