Protokol imza töreni, vakıf ve konfederasyon yetkililerinin katılımıyla, TTGV Ankara Ofisi'nde gerçekleştirildi.
Protokol kapsamında sanayi firmalarının emisyon kaynaklarının analiz edilmesi ve firmalara özel emisyon azaltım yol haritası hazırlanması hedefleniyor.
Çalışmalarda SME Climate Hub karbon hesaplama aracı ile TTGV tarafından geliştirilen "Eko-Reka" analiz platformunun kullanılması ve firmaların üretim süreçleri, kaynak verimliliği, çevresel performansları ve tedarik zinciri sürdürülebilirlik düzeylerinin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi öngörülüyor.
TTGV Yönetim Kurulu Üyesi Levent Mete Özgürbüz, törendeki konuşmasında, Türkiye'nin dinamik bir topluma sahip olduğunu ve bunun ülke sanayisine de yansıdığına işaret ederek, Türk sanayisinin sürekli bir dönüşüm içerisinde olduğunu kaydetti.
Sanayinin rekabetçi gücünü artırmayı amaçladıklarını belirten Özgürbüz, şu ifadeleri kullandı:
"İran krizinde yaşıyoruz, maliyetlerimiz aslında global düzeyde farklılık göstermiyor. Bir malı ucuz alma şansımız yok. Herkes ne kadara alıyorsa siz de o kadara alıyorsunuz. İşçilik zaten bizim insanımızın el emeği. İnsanımızın refahı işçiliğe bağlı, işçilikten de çok kısamıyoruz. Rekabeti nasıl sağlayacağız? O zaman markalaşacağız ve en önemlisi de inovasyon. Yani işletmelerimizi dönüştüreceğiz ki dünyadaki rekabetçiliğimizi koruyabilelim."
Özgürbüz, ABD ve Çin dışında pek çok ülkenin rekabet problemi yaşadığının altını çizerek, ana görevlerinin, dijital ve yeşil dönüşüm sürecinde Türk firmalarının yanında durmanın yollarını aradıklarını söyledi.
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez de kalkınma bölgelerinde 26 federasyon, 5 sektörel federasyon, 340 dernek ve 100 bini aşkın işletmeyi temsil eden bağımsız ve gönüllülük esasına dayalı bir kuruluş olduklarını dile getirdi.
Temel amaçlarının bölgesel kalkınmaya destek ve rekabetçiliği artırmak olduğunu belirten Sönmez, şunları kaydetti:
"Rekabetçiliğimizin artması için mutlaka dijital ve yeşil dönüşüm çağını yakalamamız lazım ve bunu yakalayacak potansiyeli olan bir ülkeyiz. Sanayisiyle, iş gücüyle, girişimcisiyle, yatırımcısıyla o potansiyeli yakalayabiliriz. Bunu önemsiyoruz. Kurum olarak da, başta kamu olmak üzere, yarı kamu yarı özel kurumlarla ortak yol almanın değerini çok iyi biliyoruz. Geçmiş dönemde de TTGV ile projeler yaptık. İki kurumun yarattığı değer, hem ülke açısından hem bizim açımızdan hem de bölgeler açısından takdir ediliyor."