ABD yönetimi, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na katılmayı planlayan Filistin Devlet Başkanı Abbas'a geçen yıl olduğu gibi bu yıl da vize vermedi. Bu nedenle Abbas'ın bu yıl da BM Genel Kurulu'na video konferans yoluyla hitap etmesi bekleniyor.
1947 tarihli BM Merkez Anlaşması (UN Headquarters Agreement) uyarınca üye ve gözlemci devlet temsilcilerinin New York'a girişine ABD'nin müdahale etmemesi gerekiyor.
Ancak ABD, Abbas ve heyetine 2 yıldır vize vermeyerek BM Merkez Anlaşması'ndan doğan yükümlülüklerini çiğniyor.
Washington yönetimi, geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yasir Arafat döneminde olduğu gibi ev sahibi ülke statüsünü siyasi bir baskı aracına dönüştürerek Filistin heyetlerinin vizeleri, geçiş izinleri ve heyet mevcudiyeti üzerine ağır kısıtlamalar getiriyor.
ABD, 1988 yılında BM Genel Kurulu'na hitap etmek isteyen dönemin Filistin lideri Arafat'a vize vermemişti.
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) açlığı bir savaş yöntemi olarak kullanmak ve sivilleri kasten hedef almakla" suçladığı bir lider, kendisine BM kürsüsünde yer bulurken, ev sahibi ABD, bu imkanı halkı katledilen meşru Filistin liderinden esirgiyor.
ABD'nin bu kararı işgal altındaki Batı Şeria'da son aylarda Filistin topraklarını gaspeden İsraillilerin ve askerlerin Filistinlilere yönelik şiddetinin tırmandığı bir dönemde geldi.
Batı Şeria'yı 1967'den bu yana işgal altında tutan İsrail, yasa dışı gasplarını artırırken Ekim 2023'ten beri şiddet dalgasını tırmandırdı.
UCM, Gazze Şeridi'nde işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gerekçesiyle Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında 21 Kasım 2024'te tutuklama emri çıkarmıştı. UCM Başsavcılığının başvurusu üzerine çıkarılan tutuklama kararı, Roma Statüsü'ne taraf 120'den fazla ülke için bağlayıcı bir yükümlülük teşkil ediyor.
Bununla birlikte BM Genel Merkezi'ne ev sahipliği yapan ABD, UCM'ye taraf olmamasını gerekçe göstererek uluslararası yargının aradığı bir şüpheliyi New York'ta ağırlıyor.