Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) ile uzun yıllara dayanan yapıcı işbirliğinin yansıması olarak Türkiye'nin 2027-2030 dönemi için gerçekleştirilecek PP-26 seçimlerinde ITU Konseyi üyeliğine yeniden aday olacağını ifade ederek, "Türkiye olarak konsey bünyesinde aktif, yapıcı ve sorumluluk sahibi katkılarımızı sürdürme konusundaki güçlü irademizi muhafaza ediyoruz. Bu süreçte tüm ITU üyesi ülkelerin kıymetli desteklerine duyduğumuz güveni de özellikle vurgulamak isterim." dedi.
Bakan Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda (BTK) düzenlenen ITU Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, bu önemli platformun, uluslararası işbirliğini güçlendirecek ve ortak bir küresel perspektif oluşturacak değerli sonuçlar doğuracağına inandıklarını söyledi.
Küresel düzenin yeniden şekillendiği dönemde, ülkelerin gücünün artık yalnızca doğal kaynaklar, coğrafi konum veya ekonomik kapasiteyle ölçülmediğine dikkati çeken Uraloğlu, şöyle devam etti:
"Veri üretme kapasitesi, dijital altyapı yetkinliği, teknolojik bağımsızlık ve siber dayanıklılık, devletlerin stratejik gücünün temel unsurları haline geldi. Bu nedenle GSR-26'yı, yalnızca sektör buluşması değil, dijital geleceğin yönetimine ilişkin küresel bir istişare platformu olarak görüyoruz. Bugün burada ortak bir soruya cevap arıyoruz: Dijital dönüşüm çağında nasıl bir gelecek inşa etmek istiyoruz? Teknoloji artık sadece iletişimi kolaylaştıran araç değil, ekonomiyi yönlendiren, toplumu dönüştüren, güvenlik anlayışını değiştiren ve küresel rekabeti yeniden tanımlayan stratejik güçtür. Türkiye olarak dijitalleşmeyi teknolojik dönüşümün yanı sıra kalkınma, egemenlik ve küresel rekabet
Haberleşme ve bilişim sektörünün, bugünün en stratejik alanlarından biri olduğunu belirten Uraloğlu, bilgi teknolojileri, yapay zeka, siber güvenlik ve yüksek hızlı bağlantının, ülkelerin ekonomik kalkınmasında, rekabet gücünde ve milli güvenliğinde hayati rol oynadığını anlattı.
Bilişim sektörüne yapılan yatırımlar hakkında bilgi veren Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde önemli altyapı hamleleri yaparak dijital dönüşümün küresel öncüsü olma yolunda kararlı adımlar attıklarını ifade etti.
Uraloğlu, kademeli olarak hizmete alınan 5G ile daha ilk günden yaklaşık 21 milyon abonenin, yani neredeyse ülke nüfusunun 4'te birinin bu teknolojiyle buluştuğunu belirterek, "Aradan geçen yaklaşık 40 günlük sürede de yaklaşık 12,5 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 34 milyona yaklaştı. Bu rakam, gerçekten dikkat çekici ve gurur vericidir. Çünkü bu durum, vatandaşlarımızın 5G teknolojisini olağanüstü hızlı ve yüksek bir oranda benimsediğini açıkça göstermektedir. İki yıl içerisinde de 5G hizmetlerini kademeli olarak ülkemizin her noktasına eriştirmeyi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne ulaşmayı hızlandırmak ve katkı sağlamak amacıyla ITU koordinasyonunda yer alan inisiyatiflere de etkin şekilde katılım sağladığını ve katkı verdiğini anlatan Uraloğlu, Türkiye'nin dijital dönüşümde kapsayıcılığı, dayanıklılığı ve insan odaklı kalkınmayı esas alan bütüncül vizyonunun ITU'nun temel ilkeleriyle büyük ölçüde örtüştüğünü kaydetti.
Teknolojik ilerlemenin tüm ülkeler arasında adil paylaşımı sağlayacak uluslararası işbirliğini de güçlü şekilde desteklediklerini bildiren Uraloğlu, şöyle devam etti:
"ITU ile uzun yıllara dayanan yapıcı işbirliğimizin yansıması olarak Türkiye'nin 2027-2030 dönemi için gerçekleştirilecek PP-26 seçimlerinde ITU Konseyi üyeliğine yeniden adaylığını bu vesileyle bir kez daha ifade ediyorum. Türkiye olarak konsey bünyesinde aktif, yapıcı ve sorumluluk sahibi katkılarımızı sürdürme konusundaki güçlü irademizi muhafaza ediyoruz. Bu süreçte tüm ITU üyesi ülkelerin kıymetli desteklerine duyduğumuz güveni de özellikle vurgulamak isterim."