Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu INSECSPACE'26, Türkiye Uzay Ajansı (TUA), TÜRKSAT, TÜBİTAK UZAY, Telekomünikasyon Uydu ve Yayıncılık İş İnsanları Derneği (TUYAD) ile MONIN işbirliğinde yapıldı.
Bu yılki teması "Uydu Sistemlerinde Yenilikçi Teknolojilerin Güvenli Kullanımı" olan etkinlik kapsamında, "Yenilikçi ve Gelişmekte Olan Uydu Teknolojileri ve Ulusal Savunmadaki Rolleri" başlıklı panel gerçekleştirildi.
TÜBİTAK UZAY Enstitüsü Müdürü Mehmet Nefes, panelde yaptığı konuşmada, TÜBİTAK UZAY'ın Türkiye'nin organik uydu üreticisi olduğunu ve kendi uydu ve uzay programlarını üretip yürüterek Türk uzay ekosisteminin kalbinde yer aldığını dile getirdi.
ABD/İsrail-İran savaşının şimdiye kadar görülen uzay savaşlarının "en önemli dersi" olduğunu vurgulayan Nefes, şöyle konuştu:
"Dış kaynaklı şirketlere veri için bağımlı olmak, ulusal güvenlik ve savunma sorunudur. Sadece tek bir ana yer istasyonuna veya tek bir ağa sahip olmak büyük bir risktir. Sistem yedeklemesi çok önemlidir, buna hepimiz bu savaş sırasında tanık olduk. Ulusal kontrol altındaki yaygın bir ağ, hayatta kalmak için bir gerekliliktir. TÜBİTAK UZAY için hala sürmekte olan bu savaş, bağımsız uzay varlıklarının ve aynı zamanda güçlü bir altyapının sadece fiziksel değil, beşeri sermayenin de çok kritik olduğunu kanıtlıyor."
Nefes, milli görev kontrol yazılımını (T-starGO) geliştirmekten gurur duyduklarını belirterek, bu yazılımın uydu sistemleri için "milli omurga" görevi gördüğünü dile getirdi.
TÜRKSAT'ın yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetlerinin de TÜBİTAK UZAY'ın T-starGO platformunu haberleşme ve görüntüleme uydularını kontrol etmek için kullandığının altını çizen Nefes, şunları kaydetti:
"Şu anda platformumuzu Ay Misyonu'na da uyarlamak için geliştiriyoruz. Bu çok benzersiz bir özellik, dünyada hem LEO, hem GEO hem de Ay görevlerini ve uzay araçlarını işletebilen nadir kurumlardan biriyiz. T-starGO platformunu Ay operasyonlarını yürütecek şekilde uyarlarken aynı zamanda yapay zekayı da sisteme entegre ediyoruz. Çünkü yapay zeka, uyduların çok verimli bir şekilde işletilmesi için mükemmel bir optimizasyon sağlıyor. Özellikle LEO uyduları için hız her şeydir. Yapay zeka, uydunun faydalı yüküne bağlı olarak görüntüleri iyileştirmeye veya bazı yetenekleri artırmaya gerçekten yardımcı oluyor. Ay görevinde de kapasitemiz oldukça kısıtlı ve çok hızlı hareket etmek zorundayız. Kodla
TÜRKSAT Uydu Spektrum ve Operasyon Direktörü Veli Yanıkgönül de yeni uydu sistemlerinin yeni kapasiteler sağladığını ve TÜRKSAT'ın da bu kapsamda ulusal savunma kapasitesini artırmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.
Uydu sistemlerinin yüksek bütçeler istediğine dikkati çeken Yanıkgönül, TÜRKSAT'ın ürünlerini geliştirirken sürdürülebilir olmaya da önem verdiğini kaydetti.