GÜNCEL

UNESCO miraslarıyla öne çıkan Manisa, farklı medeniyetlerin izlerini bugüne taşıyor

Antik çağlardan beri Sypylos adıyla bilinen şehir, Lidyalılar döneminde bir uygarlık beşiği oldu, Roma ve Bizans dönemlerinde de önemli kentlerden biri haline g

Manisa
UNESCO miraslarıyla öne çıkan Manisa, farklı medeniyetlerin izlerini bugüne taşıyor

Antik çağlardan beri Sypylos adıyla bilinen şehir, Lidyalılar döneminde bir uygarlık beşiği oldu, Roma ve Bizans dönemlerinde de önemli kentlerden biri haline geldi.

Şehir, 1313'te Saruhanbey'in kurduğu Saruhanoğulları Beyliği'ne başkentlik etti, 1437-1595 yıllarında ise Osmanlı şehzadelerinin saltanat tecrübesi kazandıkları önemli siyasi merkezlerinden biri oldu.

2. Murad, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, 2. Selim, 3. Murad, 3. Mehmet ve 1. Mustafa gibi daha sonra Osmanlı tahtına oturarak padişah olanların da içinde olduğu 16 şehzade Manisa'da sancakbeyliği yaptı. Şehzadeler ve maiyetlerindekiler, Manisa'da cami, medrese, han, hamam, imaret, çeşme, hastane, köprü ve kütüphane gibi birçok vakıf eserine imza attı.

Manisa'da bulunan ve Lidya Krallığı'nın başkenti olarak bilinen Sardes Antik Kenti, tarihte paranın ilk basıldığı yerlerden biri kabul ediliyor. Gediz Ovası'nın eteklerinde kurulu kent, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait zengin arkeolojik kalıntılarıyla dikkati çekiyor.

Antik kentin önemli yapıları arasındaki Artemis Tapınağı, büyüklüğü ve mimari ihtişamıyla Anadolu'daki en görkemli tapınaklar arasında gösteriliyor. Efes'teki Artemis kültüyle bağlantılı olan ve milattan önce 3. yüzyılda inşa edilmeye başlanan tapınak, Roma döneminde de kullanıldı. Bugüne ulaşan dev sütunları, yapının anıtsal ölçekteki mimarisini gözler önüne seriyor.

Dünya üzerindeki en büyük antik sinagoglardan biri kabul edilen Sardes Sinagogu ise Roma döneminde inşa edilen geniş bir kompleksin parçası olarak dikkati çekiyor. Milattan sonra 3. yüzyıla tarihlenen sinagog, mozaik zeminleri, mermer kaplamaları ve İbranice yazıtlarıyla dönemin Yahudi topluluğunun zenginliğini ve sosyal yaşam içindeki yerini ortaya koyuyor.

Aynı bölgedeki gymnasium ve hamam kompleksiyle bütünleşik yapıda bulunan sinagog, farklı inanç ve kültürlerin bir arada varlık gösterdiği Sardes'in çok katmanlı toplumsal yapısını yansıtan önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.

Sardes Kazı Başkanı Yardımcısı Dr. Bahadır Yıldırım, AA muhabirine, kentteki kazıların 1958'den beri devam ettiğini belirterek, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığıyla çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Son dönemdeki kazılarda Lidya uygarlığının işlev alanlarını ve kentin sur duvarlarını bulduklarını aktaran Yıldırım, "Dünyanın en büyük tümüsleriyle ilgili de bir çalışma yaptık. En son dönemde Lidya Sarayı'yla ilgili kalıntılar bulduk. Burada çok önemli, tarihe geçen Lidya Kralı Kroisos ile Pers İmparatorluğunun son savaşına dair kalıntılar var. Bu çok heyecanlı bir bulguydu. Orada dünyanın ilk gümüş sikkeleri bulundu. Geçen sene yayına çıktı." dedi.

Yıldırım, kazılarda Lidya Krallığının çok büyük alana yayıldığını keşfettiklerini aktararak, şunları kaydetti:

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/unesco-miraslariyla-one-cikan-manisa-farkli-medeniyetlerin-izlerini-bugune-tasiyor

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI