GÜNCEL

Usta Görüntü Yönetmeni Uğur İçbak AA'nın Sinema Atölyesi'ne konuk oldu

Usta Görüntü Yönetmeni Uğur İçbak, Türk sinemasının artık görüntü noktasında dijital imkanlar ve teknik kalite açısından dünya sinemasıyla neredeyse aynı seviye

Antalya
Usta Görüntü Yönetmeni Uğur İçbak AA'nın Sinema Atölyesi'ne konuk oldu

Usta Görüntü Yönetmeni Uğur İçbak, Türk sinemasının artık görüntü noktasında dijital imkanlar ve teknik kalite açısından dünya sinemasıyla neredeyse aynı seviyeye geldiğini belirterek, "Hatta birçok Avrupa ülkesinden daha ileride olduğumuzu söyleyebilirim. Ama her zaman söylediğimiz bir şey var tabii, bizim gibi çok zengin bir coğrafyada hala bize özgü hikayelerde eksikliğimiz olduğunu söyleyebilirim. Daha fazla yaratıcı hikayeler çıkabilir." dedi.

İçbak, AA Akademi koordinasyonunda, Anadolu Ajansı (AA) Dış ve Ekonomi Haberleri Yayın Müdürü Barışkan Ünal'ın moderatörlüğünde düzenlenen Sinema Atölyesi'ne katıldı.

Eşkıya, Hokkabaz, Av Mevsimi ve Organize İşler gibi Türk sinemasında iz bırakan filmlerin görüntü yönetmenliğini üstlenen İçbak, daha erken yaşlarda babasının aldığı kamerayla ilk amatör çekimlerini yapmasının sinemayı kariyer olarak seçmesinde önemli bir etki yarattığını söyledi.

Yeşim Ustaoğlu ile kısa film çekimleri ve Sinan Çetin ile uzun metraj "Gökyüzü" filminin ardından, görüntü yönetmenliğini yaptığı Mustafa Altıoklar'ın "Denize Hançer Düştü" ile Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Görüntü Yönetmeni" ödülü kazanmasıyla ilgili olarak İçbak, mesleğinin ilk yıllarında bu ödülü almayı beklemediğini ancak sektöre kısa film çekimleriyle girmesinin böyle bir çıkış yapabilmesinde etkili olduğunu kaydetti.

İçbak, bu noktada sinemaya adım atmak isteyen gençlerin önce kısa filmlerle başlamalarının ve kendilerini bu çekimlerle geliştirmelerinin önemine işaret etti.

Yavuz Turgul'un yönetmenliğini yaptığı, Türk sinema tarihine damga vuran "Eşkıya" filmine de değinen İçbak, filmin Türk sinemasındaki birçok ilkleri ve dönüm noktalarını barındırdığını ve filmi çekerken farklı bir iş yaptıklarının farkında olduklarını dile getirdi.

Görüntü yönetmenliğini "ışıkla resim yapmak" olarak nitelendiren İçbak, görüntü yönetmenliğinin güçlü teknik donanımın yanı sıra yaratıcılığı gerektirdiğini söyledi.

İçbak, görüntü yönetmeninin asıl sorumluluğunun ışık ve atmosfer inşasıyla yönetmenin hayal ettiği, zihninde kurduğu dünyayı oluşturmak olduğuna işaret etti.

Türk sinemasının 40 yılı aşkın süresine tanıklık eden İçbak, 1990'lardan bu yana gelişim sürecini de şöyle değerlendirdi:

"Günümüzde artık dijital imkanlarla, bizim filmlerimizin teknik kalitesi, imkanları, görüntü çalışması dünya sinemasıyla neredeyse aynı seviyeye geldi. Hatta birçok Avrupa ülkesinden daha ileride olduğumuzu söyleyebilirim. Ama her zaman söylediğimiz bir şey var tabii, bizim gibi çok zengin bir coğrafyada hala bize özgü hikayelerde eksikliğimiz olduğunu söyleyebilirim. Daha fazla yaratıcı hikayeler çıkabilir."

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/usta-goruntu-yonetmeni-ugur-icbak-aanin-sinema-atolyesine-konuk-oldu

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI