Şahin, CSO Ada Ankara'nın yeni sanat sezonunun açılış konserinde Ankaralı sanatseverlerle buluştu.
Konser boyunca eserlerini başkentlilerle birlikte söyleyen Şahin, 60 yıllık sanat yolculuğundan hafızalarda yer eden şarkılarını başkentte yeniden dinleyicileriyle buluşturdu.
Şahin, konser öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluğunda başlayan müzik ilgisinin hayatının yönünü belirlediğini söyledi.
Hatay'ın Yayladağı ilçesindeki köyünden henüz 16 yaşına girerken tek başına İstanbul'a geldiğini anlatan Şahin, "Ne acı günler yaşadım ama çalıştım her yerde. Otelde, lokantada kazandığım paraları anneme babama gönderiyordum. Soğan ekmek yiyordum, onlara baktım. Anneme babama İskenderun'da ev yaptırdım, köyden çıkardım, hacca gönderdim." dedi.
Anne ve babaya verilen değerin hayatında önemli bir yerinin olduğunu belirten Şahin, "Anne baba değerini bilmek lazım. Onların gölgesi yeter. Onlara Tanrı'dan sonra taptığım için Allah bana bu ödülleri verdi. Ben buna inanıyorum." diye konuştu.
Şahin, sanat hayatı boyunca farklı türlerde çok sayıda eser ürettiğini ve bestelerinin pek çok sanatçı tarafından seslendirildiğini söyledi.
"Yaptığım bestelerin her türü var. Okumayan sanatçı kalmadı." diyen Şahin, eserlerinin 100'den fazla sanatçı tarafından seslendirildiğini belirtti.
Bugüne kadar yaklaşık bin eser bestelediğini dile getiren Şahin, "1000 tane eserimin 600'ü hit. Her türde var. Bir bakıyorsun 'Gürcü müsün, Laz mısın, gelin misin, kız mısın, bakışlarından belli sen Karadenizlisin' Karadeniz türküsü, bir bakıyorsun 'Kasımpaşalıyım, eli maşalıyım' Roman havası. Her tür var." ifadelerini kullandı.
Selami Şahin, besteciliğe başlamasını ise şöyle anlattı:
"Bu, bir tutkudur bende. Çocukken bile köyde kaval çalardım. Dilli kavalı kendi kendime çaldım. Notayı da kendi kendime öğrendim, kitapların yardımıyla. 'Ben beste yapacağım, niye yapmayayım?' dedim. Öyle başladım. Hayatımın ilk bestesini 1966 yılında yaptım. 1970'li yıllarda 'Yalancı dünya gibi' ile Altın Kelebek Yılın Şarkısı Ödülü'nü aldım."