Fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca hazırlanan kanunun "zemin ve temel etüt kuruluşları ve hizmeti" ile ilgili kısmı 31 Aralık 2026'da devreye alınacak, diğer hükümler ise 22 Mayıs itibarıyla yürürlüğe girdi.
Gayrimenkul hukukçuları ve uzmanlar, söz konusu düzenlemelere ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, Kat Mülkiyeti Kanunu'nda yapılan değişiklikle önemli bir eşiğin aşıldığını belirterek, "Türkiye'de uzun yıllardır site ve apartman yönetimlerinde ciddi tartışmalara yol açan, zaman zaman yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen ve bazı sitelerin kötü niyetli kişilerin kontrolüne geçmesi olarak nitelendirilen durumların önüne geçiliyor." dedi.
Eski düzenlemede yönetimlerin aidatların temelini oluşturan işletme bütçesini herhangi bir üst sınır olmadan hazırlayabildiğini belirten Kiraz, bunun kiracıları yüksek aidatlara mahkum ettiğini, mal sahiplerini ise genel kurul toplanana kadar çaresiz bıraktığını söyledi.
Kiraz, genel kurullara katılımın düşük olmasının yönetimleri cesaretlendirdiğini ve bu olumsuz tablonun sürekli devam ettiğini dile getirerek, bazı sitelerde çekilmez aidat rakamlarının ortaya çıkabildiğine dikkati çekti.
Yeni düzenlemeyle apartman veya sitelerde yönetimlerin işletme bütçesi (aidat) hazırlayabileceklerinin ancak bunun sadece 3 ay için geçerli olacağının altını çizen Kiraz, aidatlardaki artışın yeniden değerleme oranını geçemeyeceğini, üç ay içerisinde olağan ya da olağanüstü kat malikleri genel kurulunun toplanması gerektiğini anlattı.
Kiraz, genel kurulda belirlenecek aidatların sonraki dönem için geçerli olacağını kaydetti.
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Ali Yüksel de önceki düzenlemeye göre yöneticinin bir takvim yılı içinde bina veya siteye yapılacak harcamalar için kat malikleri toplantısında alınmış bir karar olmadan kendi belirlediği rakamı avans olarak toplayabildiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yönetici, kendi inisiyatifiyle maliklere danışmadan veya karar almadan, yüksek veya bazen keyfi avans toplayabiliyordu. Bitince tekrar avans talep edebiliyordu. Bu durum maliklerin toplantılara gelmemesi nedeniyle mülk sahiplerinin denetiminden kaçan bir konuydu. Kiracıların ise bu rakama itiraz hakkı yoktu. Yöneticinin burada tekrar avans toplama yetkisi kaldırıldı. Malikler tarafından işletme projesi onaylandığında ise bu avans uygulaması kalkacak."