GÜNCEL

Uzmanlardan okula uyum sürecinde "ekran, iletişim ve doğru ebeveyn tutumu" uyarısı

Uzun yaz tatilinin ardından okul düzenine dönüş, çocuklar için yalnızca derslerin yeniden başlaması anlamına gelmiyor. Uyku saatlerinden ekran kullanımına, aile

İstanbul
Uzmanlardan okula uyum sürecinde "ekran, iletişim ve doğru ebeveyn tutumu" uyarısı

Uzun yaz tatilinin ardından okul düzenine dönüş, çocuklar için yalnızca derslerin yeniden başlaması anlamına gelmiyor.

Uyku saatlerinden ekran kullanımına, aile içi iletişimden sosyal ilişkilere kadar günlük yaşamın birçok alanı yeniden şekilleniyor.

Bu süreçte çocukların yeni düzene nasıl uyum sağlayacağı, okul döneminin ilk günlerinde ailelerin karşılaştığı başlıca konular arasında yer alıyor.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve dilbilimci Doç. Dr. Mehmet Gürlek ile Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, okula uyum dönemine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Doç. Dr. Gürlek, çocukların söz varlığının akademik geleceklerini doğrudan etkilediğini belirterek, "Bizim için önemli olan çocukların aktif söz varlığını artırmak. İçinde yaşadığımız dönemde bunun önünde birtakım engeller var. Bu engellerin en büyüğü dijital araçlar." dedi.

Gürlek, dijital araçların çocukların hayatını derinden etkileyen araçlara dönüştüğüne dikkati çekerek, "Örneğin bir çocuk okula telefonla geldiği zaman dikkati bölünüyor. Dikkati bölünen bir çocuk arkadaşlarıyla iletişim kuramaz, iletişim kuramayan bir çocuk kendisini ifade edemez. Bu da ileride birtakım sorunlara sebep olur. En önemli sorunlardan biri tabii ki akran zorbalığı. Çünkü çocuklar ekranın karşısında, ekranın arkasında anonimdir. Arkadaşlarına söyleyemeyeceği sözleri ekran karşısında rahatlıkla söyler. Bunu artık bir noktadan sonra da normalleştirir." ifadelerini kullandı.

Okullarda telefon kullanımının sınırlandırılmasına yönelik düzenlemelerin yanı sıra ebeveynlerin de çocuklara rol model olması gerektiğinin altını çizen Gürlek, şöyle devam etti:

"Günümüzde bazı ülkelerde de haberleri duyuyoruz. Okula telefon getirmenin yasaklanması konuşuluyor, yasaklanıyor. Türkiye'de de artık buna göre bir politika belirlenmesi gerekiyor ve bu politika sadece Milli Eğitim Bakanlığının tek başına yapabileceği bir şey değil. Burada önemli olan şey iyi bir rol model. Bu rol model nedir? Çocuğun içinde bulunduğu aile ortamıdır, velidir. Velilerin telefon karşısında sürekli zaman geçirip çocuğa 'Telefonla zaman geçirme' demesi çocuk için çok anlamlı değil bence."

Dil gelişiminin yalnızca Türkçe dersleriyle sınırlı kalmadığını, genel akademik başarıyı ve problem çözme becerilerini doğrudan etkilediğini vurgulayan Gürlek, "Temel unsur, söz varlığının genişliği. Bu sadece Türkçe, edebiyat dersleri için değil, matematik için de geçerlidir. Yani iletişim dediğiniz şey, her şeyden önce konuşmakla, konuşulanı anlamakla başlar. Anlayabilmek için iyi dinlemek gerekiyor. Söz varlığı setiniz ne kadar geniş olursa olsun bunu eğer kullanırsanız o bir anlam ifade eder." değerlendirmesinde bulundu.

Çocukların söz varlığının gelişmesinde aile içi iletişimin belirleyici olduğuna dikkati çeken Gürlek, sözlerini şöyle tamamladı:

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/uzmanlardan-okula-uyum-surecinde-ekran-iletisim-ve-dogru-ebeveyn-tutumu-uyarisi

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI